Vücudumda Bir Sorun Var!

Sena Ezer’in Kaleminden

“Haftalardır diyet yapmama rağmen bir türlü belim incelmedi, hala çok kalın!”

“3. ameliyatımı oldum, halen burnum şu Instagram’daki kızın burnu kadar güzel olmadı…”

Beden Algısı Bozukluğu (BAB) ya da Vücut Dismorfik Bozukluğu (VDB), temel olarak bireyin, kendi vücut imajındaki hayali veya önemsiz kusurlar ile aşırı ilgilenmesi, bu konuda duyduğu kaygıyı gidermek için sürekli fiziksel görünümüyle uğraş içerisinde olması olarak tanımlanabilir. Çoğunlukla ergenlik döneminde başlar fakat hastalığın tanılanması uzun yıllar alabilir.

Özellikle yüz olmak üzere anormal veya kusurlu bulunan vücut bölgesini kapatmak, düzeltmek, gizlemek gibi kompulsif davranışların gelişir. Bu davranışlar ise günün büyük bir bölümünü kapsamakta ve bireyin aktivitelerini, sorumluluklarını ve ilişkilerini önemli ölçüde etkilemektedir. Sıkça majör depresif bozukluk, obsesif kompülsif bozukluk (OKB) ve sosyal fobi gibi rahatsızlıklarla birlikte görülmektedir. Sıklıkla karıştırılan OKB’den farklı olarak beden algısı bozukluğunda iç görünün daha kısıtlı olduğu söylenebilir.

Beden algısı bozukluğu denilince aklımıza gelmesi gereken bir diğer bozukluk ise yeme bozukluğudur. En sık karşılaşılan sorunlardan biri olan yeme bozukluğunun, yetersiz beslenme, yediği besini çıkarma, tıkanırcasına yeme gibi pek çok çeşidi, bu rahatsızlığa eşlik edebilmektedir. Aynı zamanda tam tersi durum olan, yeme bozuklukları sebebiyle beden algısı bozukluğuna sahip olmak da oldukça yaygın görülen bir durumdur. Eşlik eden tüm bu problemler ile vücut ve zihin fonksiyonları önemli ölçüde etkilenmekte ve bireyin hayatını pek çok yönden olumsuz etkilemektedir.

Beden algısı bozukluğunun nedenleri genetik, gelişimsel ve psikososyal olmak üzere çok boyutludur. Erken çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimler, travmalar ve bunun sonucunda oluşan düşük benlik saygısı başlıca sebeplerdendir. Küçük yaşlardan itibaren bireyin vücudu ile ilgili yapılan olumsuz yorumlar, ilerleyen yaşlarda bireyi vücudu ile fazlaca ilgilenmeye ve olumsuz yorumlardan kaçınmak için sosyal ortamlardan uzaklaşmaya iter.  Bu süreç bireyin işlevselliğini büyük ölçüde bozmasının yanında vücut bütünlüğünü ciddi ölçüde bozan davranışlar, cerrahi işlemler, madde kullanımı ve intihara kadar gidebilen çok ciddi bir süreçtir.

Günümüzde teknolojinin gelişimi ve sosyal medyanın kullanımının artması sebebiyle daha yaygın olarak ortaya çıkmış olan “ideal vücut” algısı, beden algısı bozukluğunun görülme sıklığının artmasına da zemin hazırlamaktadır. Dayatılan bu güzellik algısı ile birlikte bireyler, her zamankinden fazla kendilerini kıyaslama ihtiyacı hissetmektedir. Özellikle ergenlik döneminde beden algısı önem kazanmakta ve özgüveni önemli ölçüde etkilemektedir. Fiziksel görünüme ait olumsuz düşünceler bu dönemden itibaren kompulsif davranışlara yol açabilir.

Bu rahatsızlığın toplum içerisindeki yaygınlığının belirlenmesi güçtür. Bireylerin psikolojik destek almaları uzun yıllar almaktadır. Çoğunlukla bireyler kusurlu gördükleri vücut kısımlarını düzeltmek ve istenen görünüme sahip olmak için plastik cerrahlar, dermatologlara başvurulmaktadır. Bir başka sebep ise özellikle gençler ve erkekler utanç duymaları veya önemsiz görmeleri sebebiyle yardım almayı düşünmemektedirler.

Tedavide hasta ve hekim arasındaki güven ilişkisi anahtar önem taşır. Bireyin iç görü kazandırılması ve kendisinin farkında olması çok önemlidir. Gerekli görülen hastalarda ilaç tedavileri uygulanmakla birlikte bilişsel davranışçı terapi, en sık kullanılan ve olumlu etkileri gözlemlenmiş tedavi yöntemlerindendir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz