Burnout Syndrome: İşte Biz O Gün Tükeneceğiz

Rana DURMUŞ

Tükendim, tükeniyorum, bak tükenirim falan derken herkes bir “Tükenmişlik Sendromu” hikayesine sahip olmuş gidiyor. Stresle başlayan bir hikâye bu. İşe-okula gitmek istememe veya işe-okula gitsen de orada bulunmayı istememe, konsantrasyon bozukluğu, uykusuzluk, her şeyin en ince ayrıntısını düşünme ve bu düşünceler içerisinde boğulmak. Peki nedir bu Tükenmişlik sendromu? Bu kadar basit midir tükenmek?

Okumaya başlamadan önce kendimize şu soruları soralım;

Çalışmaya ve işe başlamakta zorlanıyor musunuz?

Sürekli olarak üretken olacak enerjiden yoksun musunuz?

Konsantre olmak zor mu geliyor?

Başarılarından memnun değil misin?

İşin hakkında hayal kırıklığına uğradığını hissediyor musun?

Kendinizi daha iyi hissetmek veya hissetmemek için yiyecek, ilaç veya alkol kullanıyor musunuz?

Uyku alışkanlıklarınız değişti mi?

Açıklanamayan baş ağrıları, mide veya bağırsak problemleri veya diğer fiziksel şikayetler sizi rahatsız ediyor mu?

Bu sorulardan bir veya birçoğuna evet cevabı verdiyseniz tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz.

Pek çoğumuz bu rahatsızlığı biliriz. Kimimiz Meryem Uzerli ve Hazal Kaya gibi ünlülerin yakalandığı iddia edilen haberlerden duymuşken kimimiz ise farkına bile varmadan çoktan tükenmişizdir. İnsana “Tükendim çok yaraları açan, dağılmıyor içimdeki duman.” dedirten bu tükenmişlik sendromu nedir?  Hadi gelin hep birlikte neymiş bu sendrom bakalım;

Kaçarken Kendine Yakalanmak: Tükenmişlik Sendromu

İlk defa Herbert Freudenberger tarafından 1974 yılında tanımlanan tükenmişlik sendromu, yüz yüze ilişki gerektiren hizmet sektöründe ve mesleklerde daha sık rastlanan bir problemdir.  İnsanlara karşı duyulan sorumluluğun, nesnelere karşı duyulan sorumluluktan daha fazla olması nedeniyle, hizmet sektöründe çalışan kişilerde tükenme riskinin daha yüksek olduğu iddia edilmektedir ( Truch, Ensari, Tuzcuoğlu, Ardıç).Tükenmişlik sendromu, tıp biliminde bir ruh hastalığı olarak kabul edilmiyor. Tükenmişlik sendromu, adından da anlaşılacağı üzere bir sendromdur. Sendrom, dilimizde belirge, sıkıntı anlamına geliyor (TDK Sözlük). Kavramı ilk ortaya atan kişi Freudenberger’e göre tükenmişlik, aşırı iş yükü sebebiyle, bireylerin rollerinin gerekliliklerini yerine getirememeleri, duygusal olarak tükenmeleridir. Maslach ve Jackson (1981) ise tükenmişlik sürecini, kişilerin duygusal olarak yorulmaları, bıkkınlık hali olarak açıklamaktadır.

Sağlık çalışanları, avukatlar, öğretmenler, polis ve askerler, akademisyenler, bankacılar, sosyal hizmet çalışanları, çeşitli sektörlerin müşteri hizmetleri, call-center çalışanları ve yönetici pozisyonlarında çalışanlarda tükenmişliğe daha sık rastlanmaktadır. (Ergoterapistlerin tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığı ile ilgili çalışmalar vardır,ilgilisi bakabilir)

Tükenmişlik sendromu, çalışanlar arasında görülen yorgunluk, hayal kırıklığı ve işi bırakma olarak tanımlanır. Motivasyon, enerji gibi konularda düşme gözlemlenir. Bireyin güç ve enerji olarak tükenmesi sonucu oluşan içsel kaynaklardaki tükenme, stres ile mücadele edememenin etkin bir sonucudur. Tükenmişlik sendromu aslında bir anda ortaya çıkmıyor. Çıkarsa de değişik türlerde olumsuzlukları içinde barındırıyor. Sırayla başlayan bilişsel, duyusal ve davranışsal boyutlarda yaşanan değişimler kişinin başta kendisine sonrasında çevresine karşı duyarlılığın azalmasına neden olabiliyor. Tabi ki bu durumun en önemli nedeni yaşanmışlıklar ve bunun sonucunda elde edinilen deneyimler.

En önemli gerçek ise tükenmişlik sendromu her yaştan veya her kesimden insanı yakalayabilir.

Peki Tükenmişlik Sendromu ile Nasıl Başa Çıkılır?

Tükenmişlik sendromundan kurtulma yolları için bazı önlemler almakla birlikte motivasyonunuzu yükseltecek çalışmalar yapmak zihin ve beden sağlığı açısından oldukça önemlidir. İşe ilk önce kendimizden başlamalıyız. Öncelikle hayattaki odak noktamızı ve hangi amaca hizmet ettiğimizi bilmemiz gerekiyor.

Herhangi bir belirtinin görülmesi sıklığının artmasının ardından ilk adım olarak, moral, sağlık ve enerjinin idame ettirilmesi için bireysel alanlar oluşturulması önerilmektedir. Ufak molaların değerlendirilmesi, ufak tatillerin planlanması, uyku düzeninin yeniden revize edilmesi vb. ufak değişiklikler ile sağlanan bu adımın ardından ise takım çalışmaları ve yardım isteme gibi dönüşümler gelmektedir.

Hemen akabinde ise iş yaşamına ilişkin reel beklentiler bireylerin tükenmişlik olgusunun önüne geçerken, kendini gerçekçi biçimde analiz ederek yeterlilikleri doğrultusunda rasyonel hedefler belirleyen bireylerin Tükenmişlik Sendromu ile Başa Çıkma sürecinde bir adım önde oldukları vurgulanmaktadır.

Sürekli olarak aynı yöntemler yapılan üretim ya da hizmet modellerinin farklı metotlarla zenginleştirilerek motonluğun önlenmesi tükenmişlik olgusunun kırılması üzerinde rol oynarken, ‘psikolojik geri çekilme’ olarak adlandırılan durumlarda iletişim modellerinin değiştirilmesi de Tükenmişlik Sendromu ile Başa Çıkma sürecinde bireylere yardımcı olmaktadır.

Bu süreçte ruh sağlığında ergoterapi müdahale yaklaşımları ile stresle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi ve gevşeme tekniklerinin öğretilmesi veya kişi odaklı müdahalede çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri ile bir ergoterapistten yardım almak fayda görmenizi sağlayabilir.

Pozitif düşüncenin hem sağlığınıza hem de psikolojinize olumlu etki ettiğini unutmadığınız, stresten uzak kalacağınız her anlamda sağlığınızın iyi olduğu bir yaşantınızın olması dileğiyle.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz