Sporda Zihinsel Antrenman

Sena Ezer’in Kaleminden

Birçok antrenör, benzer fiziksel yeteneklere sahip bir rakibe karşı kazanılan zaferin %50’sinin psikolojik hazırlığa bağlı olduğunu gözlemlemektedir (Weinberg ve Gould, 2015).

Zihinsel antrenman, yapılması gereken fiziksel eylemlerin herhangi bir hareket olmaksızın zihinde canlandırılması süreçleridir. Bir hareketi fiziksel olarak uygulamasak bile, zihnimizde canlandırdığımızda ilgili kaslarımızda elektrik akımlarının oluştuğu tespit edilmiştir. Ergoterapistler bu yöntemi, pek çok alanda olduğu gibi sporcularla çalışırken de uygulayabilirler. Yapılan birçok çalışma, sporcularda mental antrenman uygulamalarının en az fiziksel antrenmanlar kadar etkili olduğunu göstermektedir. Yazının devamında zihnimizde daha iyi canlanması adına bir grup sporcu ile ergoterapist tarafından gerçekleştirilebilecek zihinsel antrenman süreçlerinden bir kesit örneği kurgulamayı denedim, keyifli okumalar 😊

Tekerlekli sandalye basketbol sporcuları ile bir zihinsel antrenman örneği:

Sporcular, “zihinsel antrenman” alanında yüzleri birbirlerine dönük olacak şekilde yuvarlak oluşturmuş oturuyorlardı. Müsabakanın başlamasına yaklaşık 2 saat kalmıştı. Fiziksel antrenmanlar bittiğine göre şimdi sırada en az bir o kadar önemli olan “kendini mental olarak hazırlama süreci” vardı. Etraftan lavanta, yasemin gibi rahatlatıcı kokular ve dingin ama harekete geçme hissi uyandıran bir müzik yükseliyordu. Oluşturulan yuvarlağın ortasında bulunan terapist, yüzünden eksilmeyen gülümsemesiyle “Hazırsanız başlayabiliriz!” dedi.

  • İlk olarak nefes egzersizlerimizle başlayalım. Şimdi sizden dik oturarak olabildiğince nefesinizi boşaltmanızı istiyorum. Daha sonra gözlerinizi kapatarak burnunuzdan yavaşça derin bir nefes alın. Karın bölgenizin ve diyaframınızın şiştiğini hissedeceksiniz. Bunu yaparken temiz havanın tüm vücudunuza yayıldığını hayal edin, tüm kaslarınıza yayılan havanın ağırlığını hissedin. Bir süre nefesinizi tuttuktan sonra yavaşça ağzınızdan nefes verin. Kirli hava tüm kötü ve olumsuz düşüncelerinizle birlikte dışarı çıktı bile. Ardından 2.ve 3.tekrarlarla birlikte kalan son gri stres bulutlarının da vücudumuzdan ayrıldığını görür gibiyiz.
  • Gözlerinizin kapalı kalmaya devam etmesini rica edeceğim. Şu anda tek başınıza aydınlık bir basketbol sahasının ortasındasınız. Yavaşça tekerlekli sandalyenizi potaya doğru yaklaştırdınız, artık potaya çok yakınsınız. Yanınızda bulunan toplardan birine uzanarak ağır bir hamleyle topu fileden geçiriyorsunuz, tıpkı daha önce defalarca yaptığınız gibi. Sandalyenizi biraz geri aldınız, 2 sayılık atış alanındasınız. Topunuzu kavradınız, gözünüz potada ve evet, topun filenin içinden süzülüşünü izlediniz. Şimdi biraz daha geri gidiyoruz. Artık 3 sayılık atış alanındasınız. Tüm gücünüzü bileklerinizde hissediyorsunuz. Tekrar ve tekrar, top sanki kendiliğinden havada süzülüyormuşçasına fileden geçiyor ve o bilindik yere çarpma sesini duyuyorsunuz.  Derken tek tek takım arkadaşlarınızın sahaya girdiğini duyuyorsunuz. Her biriniz de maçı kazanacağınıza fazlasıyla inanıyorsunuz.
  • Saate bakarak maçın başlamasına kısa süre kaldığını gördünüz. Karşı takım giriş yapmadan önce kısa bir antrenman yapmaya karar vererek birbirinize pas atmaya başlıyorsunuz. Kendinize olduğu kadar birbirinizin profesyonelliğine de güveniniz tam, çünkü biliyorsunuz ki potansiyel herhangi bir hatada bile herkes birbirini kollayacak.
  • Rakip takımın sahaya giriş yaptığını görüyorsunuz. Birbirinizi selamladıktan sonra maçın başladığına dair anons yapıldı. Sonucunu şimdiden görebildiğiniz bir maça artık sadece başlamak kaldı. Top ellerinizden kayıp gidiyor sanki. Art arda attığınız paslar ve sayılar birbirini kovalıyor. Zaman sanki su gibi akıp geçiyor. Skor panosuna rahatlıkla son bir bakış atıyorsunuz. Ve o bitiş düdüğü..

Evet, şimdi gözlerimizi açalım lütfen. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Peki acaba o skor panosundaki skorlar nasıldı? Bu skora sadece birkaç saat uzaktasınız. Gerçek performans için harika bir hazırlık olan zihninizde başarılı bir performans sergilediniz. Sonuç her nasıl olursa olsun kendinizle övünmeyi kesinlikle hakkediyorsunuz. Her şey dilediğiniz gibi olsun!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz