Şiddetin Kilidi Toplumun Anahtarında

Melisa Karabelen

Toplumumuzun her gün her kesiminde şiddete maruz kaldığımız anlar oluyor.Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel, cinsiyet eşitsizliği ve daha niceleri. Duyduğumuz veya yaşadığımız olaylar,olmak istenilen ve hedef konulan insan olgusunu yıkmaya yetiyor.Genel eğilim maneviyatın kötü olmasından yana ilerliyor. Huzur, mutluluk, özgürlük alanları, insanların sosyal,fiziksel iradesi kısıtlama göstermekte. Psikolojik ve cinsel şiddette:her sabah sorumluluklarımızı yerine getirmek için yola koyuluyoruz.Toplu taşıma araçlarında binlerce yetişkin ve çocuk ,istenmeyen durumlarla , davranışlarla , hoş olmayan sözlerle karşı karşıya kalıyor,o anki yaşanan duygu durum,kişinin bir süre sonra içsel dünyasını harap edebiliyor.Sosyal katılımını , özgüven duygusunu en önemlisi de empatiden yoksun biri olmasına yüz tutuyor.Toplumda kendini idare etme ,faaliyetlerde aktif rol almakta zorlanmalar görülüyor. Fiziksel şiddet, temasın bedende olduğu ve üstün insan davranış olgusunun duyguyla birleştiği şiddet türüdür.İnsanın gözüne öfke perdesi indirmişcesine kendini kaybettiği zamandır.İki tarafında sonunda zararlı çıktığı , üzüntü , acı ve mutsuzluğun bir arada bulunduğu hazin son.

Ekonomik şiddette: düşünün ki patron ve çalışan insanlar . Çok emek ,az maaş üzgün ve yorgun çalışanları beraberinde getirir.Bir müddet sonra ikili ilişkilerde bağlar ve emek kuvvetleri zayıflar. Cinsiyet eşitsizliği, kalıplaşmış yargılar ve cinsiyet rollerinin kısıtlandığı şiddet türüdür.Erkeklerin çalışma hayatındaki yeri bu kadar fazlayken, kadınların toplumda yer edinme ,iş ve eğitim alanında zorluklar yaşaması eşitsizliği gözler önüne sermektedir.Toplumun kalıplaşmış yargılarını yıkmak, kadınların gözünden bakmasını sağlamak, toplumun kilidini çevirmeye yetecektir.

Anahtarın demir parçaları olmalıyız.Birleşmeli ve bütün olmayı başarmalıyız.Suskun kaldığımız ve görmezden geldiğimiz her olay sessizce toplumumuzda normal bir hale geliyor ve altından kalkamayacağımız bir durum olmak için karanlığımızı bekliyor.Sesimizi duyurmak ve destek olmak ,her bireyin hür ve kendisi olmasını sağlamaktadır.Şiddetin kilidini toplumun karanlığa gömülü sırlarını ,içinde yaşadıkları sorunlarını çözerek anahtarına kavuşturmalıyız. Hepimiz yüreğimizde mucizelere gebeyiz.Umut etmek,kişinin güçlü yönlerini anlamasıyla başlayacağina inananlardanım.İnanmak ve güvenmek katılımın mihenk taşlarıdır.İnsanin azmı ve sabrı kendi yoluna katacağı en büyük umutlardan.

ERGOTERAPİ VE SOSYAL KATILIM

İnsanoğlu doğası gereği kendi düşüncesi ve kararları olan toplumda fikirlerine saygı duyulan ,empati kurabilen , sorunları konuşarak çözümleyen kişidir.Her kötü davranış,her kötü söz insanı biraz daha kendini dış dünyaya kapatmaya itiyor. Her insanın duygu davranış direnci farklıdır.Olayların üstesinden kimimiz susarak kimimiz ağlayarak kimimiz kendisiyle yada başkasıyla kavga ederek gelir.Duygular insanın kilididir.Ergoterapinin başlıca hedefi bireyin toplumda var olmasını sağlamaktadır.Kişilerin kendi kurduğu düzen alanında anlamlı ve amaçlı işlerle yasam kalitesini yükseltmeye çalışmaktır.Hayattaki bakışımızı olumlu hale getirmeye çalışır ,bireysel bağımsızlığımızı kazanmamızda rol oynar.Kisinin kendini kısıtladığı noktalarda rehabilitasyon eğitimleriyle yaşamın aktif sürecine dahil eder.İnsanın güçlü taraflarını öne çıkartacak görevler,moral ve motivasyon desteği sağlar.Bireyin hayattaki amaç ve isteklerini ulaşmasında önemli rol üstlenir. Kaynakça:Inclusive Design SIDe

Kültürel ve Sosyal Hayata Katılım

https://morcati.org.tr › siddet-bicimleriŞiddet Biçimleri – Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz