Sesimi Duyun

Melisa Karabelen

“Merhaba, sevgili günlük biliyor musunn,ben yine bugün okuldan kaçtım.Daha öncede bahsetmiştim, hatırlıyor musun Arka sokaktaki tiyatroyu.Artık salı ve perşembe günleri sessiz sinema oyunu canlandırılıyor,o yüzden kaçtım ve sana anlatmam gerekenler var,sahnedeki kişiler konuşmadan iletişim kuruyorlar ,çok şaşırdım ve mutlu oldum Her hareketlerinde kendimden bir duygu buldum, anlaşılmak o kadar da zor değil aslında.Galiba haftaya yine okulda olamayacağım.”
Çiçek’in günlüğüne yazdığı herhangi bir metin.Başına yazdığı cümle dikkatimi çekti,”Sesimi duyun”.2 hafta önce tanıştık onunla ve daha 12 yaşında.Büyüyünce çok özel bir yazar olacağını düşünüyorum.Çicek çok fazla konuşmayı sevmiyor, okuldaki etkileşimi zayıf bir danışanımız.
İlk hafta,bir iki cümle kurmaktan öteye gidemedik ,ikinci hafta günlüğünde bir parça göstermesi iletişimin başladığının göstergesiydi.
Belkide yazarak ilerlemek,ikimizin arasındaki bağın temelidir.Ailesi , yoğun bir iş temposuna sahip ve aile içi etkileşim zayıftır.Bu tür durumlarda çocuklar içe kapanık bireyler haline gelebilmektedir.

İçe kapanık bireyler; iletişime geçmekte zorlanan, yanlız kalmayı tercih eden, sorunların üstesinden tek başına gelmeye çalışan kişilerdir.Düşüncelerinin anlaşılmasından korktuğu için sessizliği tercih ederek karşılıklı iletişime kapalıdırlar ya da kısık sesle konuşurlar.İçe kapanık kişilere yardım etmek için ilk kural,onun düşüncelerini özgürce söyleyebileceği ve önemsendiği ortam yaratmaktır.Daha sonraları, kişinin yetenek ve becerilerine uygun aktivitelere yoğunluk verilmelidir.Kendi bilgi ve düşüncelerine uyan sohbet ortamlarına katılmalıdır.Uzman eşliğinde bilişsel davranış terapisine yönlendirilebilir.Aile içi destek çok önemlidir.Kişinin ilgi ve yeteneğini fark eden aile üyeleri desteğini esirgememeli ve birlikte geçirebilecekleri zamanı verimli geçirmelidirlerPeki bilişsel davranışçı terapi nedir?

BDT, bireylerin olayları algılama, yorumlama ve anlam yükleme şekilleriyle ilgilenerek, yanlış algıları,  yanlış yorumlamaları, işlevsel olmayan otomatik düşünceleri değiştirmeye odaklanır.
Birey içsel süreçlerinin bir kısmını farkında olmasa bile,  terapi desteği ile oluşan bilinçli çabayla,  bunların bir kısmına ulaşabilir, farkına varabilir.
Düşüncelerini düzelten birey ,motor tepki olan davranışlarını kontrol etmeye başlar.
Duygu ve davranışlar birbiriyle uyumlu olmalı ve bireyin farkındalığı arttırmalıdır.  

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz