Otizimli Değil, “Herkes” Gibi

Sena Ezer

Otizmli bireylerin günlük yaşamlarında pek çok problemle ve baş edilmesi gereken farklı durumlarla karşılaştıklarını hepimiz biliyoruz. Bu durumlar yaş ilerledikçe değişkenlik gösterebilmektedir ve farklı baş etme becerilerini gerektirmektedir. Ancak bu yazımızda, belki de birçoğumuzun aklına gelmeyen, ancak otizme sahip bireylerin çoğunun başvurduğu farklı bir durumdan bahsedeceğiz; otizmi maskelemek.

Otizm Spektrum Bozukluğu günümüzde bilinen nedenlerine göre multifaktöriyel poligenetik bir bozukluktur. Belirtileri erken çocukluk çağında başlamaktadır ve iletişim, sosyal etkileşim alanlarında belirgin yetersizlikler, kısıtlı, tekrarlayıcı davranış paternleri ve ilgiler ile karakterize bir bozukluktur.

Otizmi maskelemek ise, otizmli bireylerin genel olarak toplumda nörotipik olarak kabul edilmeyen davranışlarını gizleme eğilimi göstermeleridir. Toplumsal olarak daha kabul edilebilir olmak adına kendi davranışlarını değiştirmeleri durumudur. Nöroçeşitliliğin anlaşılmadığı veya hoş karşılanmadığı yerlerde otizmi maskelemek, bazen otizmli bireylerin diğer insanların tutumlarından korunmalarını ve olumsuz muameleye maruz kalmamalarını sağlarken bu durum çoğu zaman bununla sınırlı kalmamaktadır.

Bireyler maskelemeye damgalanmaktan kaçınmak, güvende hissetmek, olumsuz tavırlara maruz kalmamak, aidiyet duygusu hissetmek ve sosyal ortamlara kabul edilebilmek gibi pek çok sebepten başvururlar. Ancak maskeleme aşırı dikkat ve sürekli tetikte olma halini gerektirir. Ortamda kendilerini farklı hissettikleri ilk andan itibaren normal olarak nitelendirilen diğer insanların davranışlarını sürekli olarak taklit etme zorunluluğu duyarlar.

  • Kendini göz teması kurmaya zorlamak,
  • Sorulara önceden prova edilmiş yanıtlarla cevap vermek,
  • Yüksek sesler gibi yoğun duysal uyarana sebep olan durumları baskılamaya çalışmak,
  • Kendilerini, stereotipik (tekrarlayıcı) davranışlarını engellemeye zorlamak,
  • Sık sık kendi yüz ifadesini ve beden dilini izlemek ve provalar yapmak,
  • Gülümsemek gibi yüz ifadelerini taklit etmek,
  • İletişim esnasında başka insanların konuşma tarzını, jest ve mimiklerini taklit etmeye çalışmak gibi yöntemler maskeleme olarak nitelendirilebilen bazı davranışlardandır.

Bireylerin sürekli kendini kontrol etmeye çalışması ve davranışlarını maskelemesi ise ağır duygusal çöküşlere ve tükenişlere sebep olabilir. Diğer insanların doğal olarak yaptığı davranışlar, onların sürekli olarak çaba sarf etmeleri gereken durumlara dönüşür. Toplumda sürekli kendini baskılamaya çalışan otizmli bireyler, o ortamdan çıkıp yalnız kaldıklarında bazen saatlerce bağırma, ağlama krizleri yaşayabilirler ve duygusal bunalımlara girebilirler. Bu da onlarda yıpranmaya ve mental çöküşlere sebep olmaktadır.

Otizmde maskeleme davranışlarının aile kaynaklı olması da sıkça görülen bir durumdur. Çocuğun küçük yaşlarından itibaren, ailenin otizmi kabullenememesi ve bilinçsizce çocuğu atipik olarak adlandırdıkları davranışlarından vazgeçirip “diğer çocuklar gibi” davranmaya zorlamaları, onu sürekli duruşları ve sözlerinin bile farkında olmaya zorlamaları maskelemenin yıkıcı etkilerini arttırmaktadır. Bu yüzden ergoterapistler ve diğer sağlık profesyonelleri olarak yapmamız gereken öncelikli şeylerden biri, ailenin bilinçlenmesi ve durumun farkında olmasının sağlanmasıdır. Çocuklarının davranışlarının şımarıklık veya herhangi bir ilgi çekme yöntemi olmadığı konusunda ve gösterdikleri tutumun önemi hakkında bilinçlendirmeler yapılmalıdır.

Toplum olarak otizm gibi sık görülen bir bozukluk konusunda bilinçli davranmak hepimizin görevlerindendir. Kendilerini rahat hissedecekleri ve davranışlarını saklama zorunluluğu duymayacakları ortamlar yaratmak hepimizin sorumluluğudur. Bizim hoşgörü gösterdiğimiz bir sözümüz veya vücut dilimiz bile otizmli bireyleri maskelemenin yıkıcı etkilerinden koruyacak adımlardandır. Halen günümüzde bile farklılıklara olan hoşgörüsüzlüklerle savaşmanın ne denli zor olduğunu unutmamak ve aslında her insanın “farklı ve kendine özgü” olduğu düşüncesini benimsemek de toplum olarak hepimizin önceliği olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz