Onkolojide Ergoterapi

Büşra Ulu

  Son yıllarda onkoloji ve rehabilitasyon literatürü incelendiğinde ICF tanımlamalarının da değişimi ile beraber kanser hastalarının yaşam süresinden çok yaşam şekli, yaşamdan beklentileri ve yaşam tatmini her iki literatürün ortak araştırma konuları arasında yer almaya başlamıştır.

  Çalışmalarda hastanın fiziksel ve psikolojik iyi olma halini en üst düzeye çıkarma ve yaşam kalitesinin öneminden bahsedilmektedir. Hayatı tehdit eden hastalığa sahip hastalarda iyi yaşam kalitesine sahip olmanın en önemli göstergesi yüksek fiziksel ve psikolojik iyi olma haline sahip olma, hastanın içinde bulunduğu durumu tolere edilebilir olarak kabul etme, hastalık ve tedavilere bağlı zorluklar ile başa çıkabilme, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız olarak çevresindekilere yaşamın gereklerini yerine getirebilmek için muhtaç olmama, kendine ait zamanı kaliteli geçirebilme, iç motivasyonuna sahip olma ve yeni çalışmalar üretebilme olarak kabul edilmektedir.

  Kısaca kanserden bahsetmek gerekirse herkesin bildiği üzere vücuttaki bir hücre grubunun farklılaşarak, aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalmasını tanımlayan genel bir terimdir. Erken teşhis ve tedaviye imkan sağlayan klinik gelişmeler kanser hastalarının popülasyondaki oranının artması ile sonuçlanmıştır. Bu da hasta, tedavi ekibi ve hasta yakınlarının kanserin kür edilebilmesinin yanı sıra kanser ile yaşam ve kanserden sonra yaşam konularına verdikleri öneminin artması ile sonuçlanmıştır. 

   İnsan rollerinin kişiye özel ve karmaşık yapısı nedeniyle kanser tanısı almış her birey yaşam şekli ve tercihine bağlı olarak, günlük rollerini yerine getirme ve sosyal katılım açısından farklı limitasyonlar ile karşılaşmaktadır.

  Kanser ve tedavilerin yan etkileri hastada ağrı, artrit, nöropati, osteoporoz, kronik pulmoner hastalıklar, deri değişiklikleri, kilo kaybı, lenfödem, pelvik-seksüel veya kognitif problemler sonucu fiziksel ve emosyonel iyi-olma hali değişikliklerine neden olarak hastanın rol performanslarını etkileyebilmektedir. Hastanın kanser ve tedavilerine bağlı gelişen bu karmaşık medikal durumdan en üst seviye fonksiyonelliğe çıkartılabilmesinde akut bakımdan başlayan, kanser tedavi dönemi ve günlük yaşama geri dönüş sürecini kapsayan interdisipliner kişi merkezli bir rehabilitasyon modeline ihtiyaç duyulmaktadır. Kişi merkezli rehabilitasyon modelinin en önemli komponenti hastanın yaşama bağlanma istek ve nedenlerinin arttırılması yani hastanın yaşamın bir parçası olarak hayatını sürdürebilmesi için gerekli fiziksel ve psikolojik şartların sağlanmasıdır.  

    Ergoterapi ise ‘’birey için anlamlı olan günlük yaşam aktivitelerine katılım yolu ile bireyin fiziksel ve psikolojik performansını en üst düzeye çıkarabilmek ve sosyal katılım becerisini arttırmayı hedefleyen bir bilim dalı’’ olarak tanımlanmaktadır. Kişi merkezli rehabilitasyon modelinin amacı ile ergoterapi’nin tanımı arasındaki benzerlik her iki konunun birbirinden ayrılamaz ilişkileri olduğunun en önemli göstergesidir.  

   Kanser hastalarında ergoterapi; hastanın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık seviyesini arttırmayı, sahip olduğu yetenekleri geliştirmeyi, karşılaştığı veya karşılaşabileceği sorunlar ile başa çıkma stratejlerini belirleme ve uygulanmasını sağlamayı hedefler.

ONKOLOJİ ALANINDA ERGOTERAPİSTLERİN İLGİLENDİĞİ ALT BAŞLIKLARDAN BAZILARI:

•Semptom Kontrolü

• Günlük yaşam aktiviteleri

• Katılım

• Kognitif rehabilitasyon

• Psikososyal rehabilitasyon

• Mesleki rehabilitasyon ve işe geri dönüş

• Uyku ve kalitesi

• Yaşam Kalitesi

• Yardımcı teknoloji

• Sanal gerçeklik uygulamaları

• Ortez yaklaşımları

• Ev düzenlemeleri

• Lenfödem

• Fiziksel aktivite

• Beslenme ve yutma fonksiyon eğitimi

• Aile Eğitimi

Semptom Kontrolünde Ergoterapistin rolü şunlardır;

  Semptom ve tedaviler hakkında güncel profesyonel bilgiye sahip olmak, hasta için semptomun anlamını öğrenmek, hastalar-bireyler, aileleri veya bakıcıları üstünde semptomun etkisini araştırmak, kendi talep ettikleri hedefleri gerçekleştirmelerine nelerin engel oluşturduğunu araştırmak.

Yaşam Tarzı İdaresinde neler yapılabilir?

  Anlamlı ve amaçlı aktivitelerin belirlenmesi, bireyin hastalık öncesi ve sonrası arasındaki etkilenim farklarını anlamaya yardımcı olunması, kültürel, sosyal, fiziksel ve kurumsal çevrenin birey üzerindeki fasilite/inhibe edici taraflarının belirlenmesine katkı sağlama, alışkanlık- rollerin gözden geçirilmesi, oküpasyonel dengenin sağlanması, zaman yönetimi, problem çözme stratejileri ve aile ile işbirliği olarak örnek gösterilebilir.

Yorgunluk İdaresinde neler yapılabilir ?

  Yorgunluğun tipi/şiddeti/ süresinin belirlenmesi , bireyler için anlam ve amaç içeren önemli buldukları aktivitelerin düşük enerji düzeyinde de yapabilmelerine yönelik strateji geliştirme ve fırsat yaratmak, bireyler için anlam ve amaç içeren önemli buldukları aktivitelerin düşük enerji düzeyinde de yapabilmelerine yönelik strateji geliştirme ve fırsat yaratmak, eklem/ enerji tekniklerinin uygulanması ve öğretilmesi ve aile eğitimi örnek verilebilir.

   Kanser ve tedavileri; bireyin kendine bakım, iş, serbest zaman ve sosyal aktiviteleri yerine getirmede günlük rutinleri etkileyebilecek ölçüde kısıtlamalara neden olabilir. Örneğin; bireyler banyo yapma, giyinme gibi kendine bakım aktivitelerinde zorluklar yaşayabilirler. Bazı bireyler taşıma, kaldırma, itme gibi mesleki işleri yerine getirmede zorluk çekerler veya tam zamanlı bir işte çalışmak için gerekli fiziksel veya mental yeterliliği gösteremezler. Bazıları tatile gitme, bahçecilik veya spor yapmak gibi serbest zaman aktivitelerini yerine getirmede zorlanırken bazıları aile ve arkadaşları ile sosyal katılımı etkileyecek seviyede iletişim kurmakta zorlanabilir; yorgunluk, ağrı, kas zayıflığı, kognitif zorluklar, anksiyete, depresyon ile kendine güven ve öz benlik imajının kaybedilmesi kanser ve tedavilerinin en sık görülen; rehabilitasyon sürecini etkileyen yan etkileri arasında sayılabilir.

   Ergoterapistler; yapılandırılmış ya da yarı yapılandırılmış değerlendirme yöntemleri ile elde ettikleri sonuçlar doğrultusunda bireyin maksimum bağımsızlık ve yaşam kalitesine ulaşabilmesi için kendi becerilerini problem çözme yöntemi ile adapte ederek kuvvet ve mobiliteyi arttırmaya yönelik ergoterapi programları hazırlarlar.

  Bu programlarda aktivite analiz ve eğitimleri, aktivitenin terapatik ve yaratıcı kullanımı, adaptasyon eğitimi, davranışsal başa çıkma stratejileri geliştirme eğitimi, anskiyete-stres kontrolü ve gevşeme eğitimi, enerji koruma yöntemlerini kullanarak günlük yaşam aktivitelerinin modifiye edilmesi, adaptif cihaz kullanımı, normal eklem açıklığını etkileyen lenfödemin azaltılması, splintleme, tekerlekli sandalye ve yatak içi pozisyonlamaları ile destek sağlayıcı ve konfor arttırıcı çalışmalar  ve hareket becerisini arttırarak aktivite limitasyonunu en aza indirerek sosyal katılım becerisini arttırmayı ve sonuç olarak kansere bağlı yaşam kalitesini arttırmayı hedefler.

  Yeni kanser tanısı almış, tedavileri devam eden, terminal dönem ve palyatif dönem ve kontrol hastaları ile beraber bakım verenler ve hasta yakınları ergoterapi ev programları aracılığı ile değerli bilgiler elde edebilirler. Böylece bakım verenler sevdiklerinin günlük yaşam aktiviteleri sırasında aktif destek olabilir ve yaşam kalitelerinin arttırılmasına yardımcı olabilirler. Yaşamına devam eden birçok kanser hastası ergoterapi ile günlük yaşam aktivitelerinde tekrardan bağımsızlıklarını kazanmaktadır.

  Ergoterapi hasta merkezli yapısı ve yaklaşımı ile hasta ile terapistin ortak çalışmasına olanak sağlayarak hastanın kendisi için anlamlı hedefler belirlemesine ve kendi rehabilitasyon programını kendisinin şekillendirmesine yardımcı olurken hastanın günlük yaşam aktivitelerine katılımını arttırarak yaşam kalitesinde atış hedefler.

KAYNAKÇA:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/388593
https://www.researchgate.net/publication/338611082_Kanser_ve_Onkolojik_Rehabilitasyon/link/5e1f5be7299bf1a6e46a4074/download
http://www.ergoterapidergisi.hacettepe.edu.tr/ergoterapi_c3_s2_Mayis_2015.pdf

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz