Onay Bağımlılığı

Ayşenur Sert’in Kaleminden

Onay almak, temelde insanı iyi, mutlu, başarılı ve huzurlu hissettiren doğal bir şeydir. Ancak bu durumunda sağlıklı ve sağlıksız sınırları vardır. Onay bağımlılığı işte bu sağlıksız sınırların içindedir.

    Onay bağımlılığı, kişinin kendini değerli ve iyi hissedebilmek adına sürekli başkalarından geri bildirim alma ihtiyacı hissetmesidir. Kişi, onaylanmadığında ise bu durumu felaket olarak algılar ve kendini rahatsız hisseder. Oysa kişilerin bu hisleri ve düşünceleri mantık dışıdır çünkü kişilerin ruhunu yüceltecek gücün kaynağı yine onların kendi duygu ve düşünceleridir. Başkalarının söylediği şeyler, kişi onların doğru ve var olduğuna inanmadığı sürece onun ruh halini etkileyemez. Diğer insanlar kişi hakkında iyi, kötü, doğru ve yanlış pek çok şey söyleyebilir. Kişiyi etkileyebilecek olan sadece kendi duygu ve düşünceleridir.

     Onay bağımlılığını yoğun yaşayan kişiler, başkalarının düşüncelerine de aşırı duyarlıdırlar. Bu durum kişinin diğer insanlar tarafından daha kolay manipüle edilmesine sebep olur. Kişi aşağılanma ve reddedilme korkusuyla diğerlerinin taleplerine yanıt vermeye çalışarak duygusal şantaja açık hale gelir. Bu durum kişinin kendini çaresiz ve tükenmiş hissetmesine neden olur. 

  Onay alamama korkusu, kişileri anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, kişilik bozuklukları ve depresyona da daha yatkın kılar. İşte bu noktada Ergoterapistler devreye girerek kişilere  stres ve duygularıyla baş etmelerinde yardımcı çeşitli stratejiler ve aktiviteler sunarlar. Ergoterapistler aynı zamanda kişilere kendine olan güven ve saygı geliştirme konusunda da yardımcı olurlar. Böylece kişiler günlük hayatta rollerini daha bağımsız ve sağlıklı bir şekilde yerine getirebilirler.

Sorunun Kaynağı:

    Onay bağımlılığının başlangıcı kişinin çocukken kendi için önemli ve yakın gördüğü kişilerle ilişkilerinden kaynaklı olabilir. Yanlış yaptığında bu kişiler tarafından ‘‘ Bunu yaptığın için kötüsün ‘’ ya da ‘‘Yapamazsın sen zaten beceriksizsin’’ gibi söylemlere maruz kalması ve sert bir dille eleştirilerek cezalandırılması sonucu kişinin benliğinde hasar kalabilir. Bunun sonucunda kişilerde özgüvensizlik ve benlik saygısında eksiklikler ortaya çıkabilir.

    Onay bağımlılığından mustarip kişilerin aklında bulundurması gereken şeyler:

  • Bir kişi tarafından onaylanmadıysanız bunun sizin dışınızda ya da mantık dışı bir sebebi olabilir.
  • Eleştiri, geçerliyse bile sizi mahvetmesi gerekmez. Hatanızı fark edip düzeltmeleri yapabilirsiniz. Unutmayın ki hata yapmak gerekli ve hatalardan ders çıkarmak insan için doğaldır.
  • İnsanlar ne kadar doğru ya da yanlış davrandığınıza bakmadan sizi farklı algılayıp yargılayabilir. Onaylanmama ya da reddedilmeyi bir felaketin başlangıcı gibi düşünmeyin. 
  • Eleştirilmeme ve onaylanmama durumu siz bu suçlamaları üzerinize alabildiğiniz ölçüde sizi üzer. Buda yine sizin kendinizi hatalarınız ve kusurlarınızla kabul edip sevebilmenizle ilgilidir.

Kaynakça

Bu yazıyı yazarken Dr. David Burns ‘ün  ‘’İyi Hissetmek ‘’ kitabından yararlandım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz