Maskenin Ardındaki Sen

Sena Ezer

Depresyondaki insanların hep mutsuz ve yorgun bir ruh halinde olduğu düşünülür. Oysaki herkes depresyonu aynı şekilde yaşamayabilir. Bazı kişiler depresyonda olduğunda duygularını gizleyebilir, hatta öyle ki depresyonda olduğunun farkında bile olmayabilir. Bu duruma “maskeli depresyon” adı verilir.

Depresyonun temel belirtileri yaşamdan keyif alamama ve depresif ruh halidir. Bunlara çoğu zaman huzursuzluk, uyku ve iştahta değişiklikler gibi faktörler de eşlik eder. Gizli, örtülü depresyon olarak da tanımlanan maskeli depresyonda ise temel olarak bireyler duygularını dışarı yansıtmamaya, duygularını önemsememeye çalışırlar ancak derin bir üzüntü içinde olabilirler ya da duygularını fark etmeyebilirler. Kişinin duygularını inkâr ettiği ve depresyonun duygusal belirtilerinden çok bedensel belirtilerin eşlik ettiği bir tabloyla karakterizedir. Kişilerde gereğinden fazla çalışma, sürekli temizlik yapma, madde ve alkol gibi bağımlılıkların ortaya çıkması yaygındır.

Maskeli depresyona sahip bireylerde;

  • Yüzdeki gülümseme, yaşadıkları çeşitli zorluklar yüzünden meydana gelen üzüntüyü gizlemek için arkasına sığındıkları bir maskedir.
  • Yaşam boyu güçlü ve neşeli kalma zorunluluğu bulunmuş ya da öyle hisseden bireyler, çevrelerinde meydana gelen bu algıyı bozmak istemezler.
  • Korku, öfke, umutsuzluk sık görülür.
  • Vücut işlev bozuklukları, ağrılar, uyku-iştah değişiklikleri, tansiyon, bulantı gibi bulgular yaygındır.
  • Duygularını ifade etmemeye dayanan çabuk ve bir anda öfkelenme davranışları yaygındır.
  • Sosyalleşme ve iletişim kurma konularında kısıtlılık ve isteksizlik mevcuttur.
  • “Aslında kendimi iyi hissediyorum, sadece dün gece biraz uyuyamadım.” gibi bahaneler yaygındır.
  • Çeşitli bağımlılıklara yönelim artış gösterebilir.

Risk Faktörleri:

  • Sevilen bir kişinin kaybı
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Kaza veya travmalar
  • Alkol, madde kullanımı
  • Sahip olunan başka rahatsızlıklar
  • Kadınlarda genellikle erkeklere kıyasla agresyonun dışa yansıtılmayıp daha çok içe yönelmesi, kadınlarda görülme sıklığını arttırmaktadır.

Ergoterapi Yaklaşımları

  • Ergoterapistler, tedavi süresince diğer sağlık profesyonelleri ile birlikte birey merkezli çalışmalar yaparak tedavide aktif rol almaktadırlar.
  • Ergoterapistler danışanlarının stresle başa çıkma yöntemlerini geliştirmek için çalışmalar yapar.
  • Sosyal beceriler üzerinde çalışarak danışanların topluma aktif olarak katılmasına destek olur.
  • Duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesini sağlar.
  • Zaman yönetimi ve planlama üzerinde uygulamalar yapar.
  • Bireylerin ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfederek serbest zaman katılımlarını arttırır.
  • Danışanın moralini yüksek tutarak bireyi intihar gibi düşüncelerden uzaklaştırır.

Danışanlar, ağrı ve fiziksel problemleri yüzünden hastaneye gidip bedensel bir problemleri olmadıklarını öğrendiklerinde genelde doktoru suçlama eğilimi gösterip psikolojik yardım almayı reddederler. Oysa hepimizin, güçlü ve zayıf yönleri vardır ve bazen yardım alma ihtiyacı hissederiz. Sürekli mutlu ve güçlü görünmeye çalışmak hem ruhsal hem de fiziksel açıdan bizi yıpratır. Asıl güçlü olmak ise zayıf yönlerimizle yüzleşmek ve gerektiğinde yardım almayı kabul etmektir. Böylece kendi iç dünyamızla barışmış ve edindiğimiz gereksiz yüklerden kurtulmuş oluruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz