Madde Bağımlılığı ile Mücadelede Ergoterapi

Simay Tansarıkaya

Bağımlılık Nedir?

Öncelikle bağımlılığı bir maddenin ya da bir davranışın beyni etkilemesi sonucu beyinde oluşturduğu değişiklikler ile bu maddenin keyif verici etkisine, alınmadığında oluşabilecek istenmeyen durumları gidermek için sürekli ve sıkça kullanımı sonucunda davranış değişikliklerine yol açan bir beyin hastalığı olarak tanımlayabiliriz. Kişi madde kullanımını ve madde kullanımının zararlı etkilerini görmesine rağmen kendisini kontrol edemez hale gelir. Madde kullanımına ara verdiğinde ise yoksunluk belirtileri yaşar, gün geçtikçe aldığı dozu ve kullanım sıklığını arttırır.

Kimlerde Görülür?

Bağımlı olma riskini arttıran faktörler ile beraber aslında herkes bağımlı adayıdır. Olumsuz yaşam deneyimleri, değersizlik duygusu, başarısızlık duygusu, yalnızlık duygusu, sevilmeme gibi duyguları hissediyor olmak kişiyi bir ihtiyaca iter. Kişi bu ihtiyacını dış ortamda aramaya başlar.

Belirtileri Nelerdir?

Kişinin kendi bakımına, iş, okul ve sosyal etkinliklere ayırdığı vakit azalabilir. Gideceği yerlere geç kalabilir. Sorumluluklarını aksatmaya başlar. Yapması gereken işlere üşenmeler olabilir. Ayrıca bu belirtiler de görülebilir:

  • Aşırı kilo kaybı  
  • Çok uykulu hissetme
  • Gerginlik
  • Huzursuzluk
  • Terleme
  • Titreme
  • Gözlerde kanlanma
  • Yürüme bozuklukları
  • Dalgınlık
  • İçe kapanma
  • Yüzde solukluk
  • Konuşma bozuklukları
  • Saldırganlık
  • Fazlasıyla sinirli olma durumu

Kişi kullandığı maddenin etkisinde olduğundan dolayı farklı hareketler, hal ve davranışlar sergiler. Kontrolünü kaybetmeye başlar. Kişinin hayatının merkezinde artık bağımlısı olduğu madde vardır. Dolayısıyla diğer aktivitelere ayırdığı vakit gittikçe azalır. Ailesine, sosyal hayatına, akademik hayatına, hobilerine yeterince vakit ayırmamaya başlar. Eskiden yapınca mutlu olduğu aktiviteler artık onu mutlu etmemeye başlar. Dolayısıyla mutluluğu bağımlısı olduğu maddede arar.

Madde bağımlılığının oluşmasında aile içi iletişimsizlik, arkadaş çevresi, kişinin yetiştiği sosyal ve kültürel ortam, ruhsal problemler, sosyal becerilerin zayıf olması, ebeveyn ve çocuk arasındaki ilgi eksikliği, kişisel yatkınlık, duygusal dengesizlik, sevgi ve güven eksikliği, sosyal hayatında yaşadığı problemler önemli derecede etkilidir.

Bağımlı olan kişinin kendine güveni azalır, hayattaki değerlerini ve prensiplerini kaybetmeye başlar, gelecek ile ilgili umutları yok olur, bağışıklık sistemi zayıflar, ölümcül hastalıklara yakalanma riski gittikçe artar.

Ergoterapi’nin Rolü

  • Ergoterapinin temel amacı, kişilerin günlük yaşam aktivitelerine katılımını sağlamaktır. Ergoterapistler bireyin yapmak istediği, ihtiyaç duyduğu veya yapması gereken aktivitelere katılımını geliştirerek, aktiviteyi düzenleyerek ya da aktivite katılımını desteklemek amacıyla çevreyi değiştirerek bu sonuca ulaşır.
  • Ergoterapi özellikle sosyal ve mesleki işlevsellik anlamında sorun yaşayan, topluma dahil olma noktasında güçlük çeken bireylerin tekrar aktif katılımını sağlamak amacıyla kullanılan çeşitli sanatsal yöntemleri de içeren çalışmaları kapsar. Bu şekilde danışanın gelişimini destekler. Sanatsal faaliyetler sayesinde kişinin doğrudan rahatlıkla aktaramadığı duygu ve düşünceleri dışarı aktarabilmesine yardımcı olur.
  • Bağımlılıkla ilgili problem yaşayan bir kişinin en önemli sorunlarından biri sosyal hayattan, toplumdan kendini uzaklaştırması; aktif katılımının düşmesidir. Ergoterapi bu anlamda güçlük yaşanan ve eksik olan bu alanları destekler. Bireyin duygularını rahat bir şekilde ifade ederek sosyal hayatta da cesaret bulmasına yardımcı olur.
  • Danışanın topluma aktif katılımını etkileyen veya engelleyen kişisel ve çevresel faktörleri değerlendirip düzenlenmesini sağlar.
  • Gerek bireysel gerekse grup terapileri ile kişinin aktivite performansının artması amaçlanır.
  • Aktivite ve rol performanslarını arttırarak toplumsal katılımını sağlar.
  • Kaybolan mesleki becerilerin tekrar geliştirilmesine yardımcı olur.
  • Bireysel tedavi yaklaşımları ile müdahale programı oluşturulur.
  • Danışanın duygusal, sosyal ve fiziksel yeterliliklerini ölçüm ve testler kullanarak değerlendirebilir.
  • Bireyin tedavi sürecine aktif olarak katılmasını hedefler ve kendi kendine yardım edebildiğini görmesini sağlar.
  • Dışlanmış bireylerin topluma geri kazandırılması için gerekli değerlendirme ve rehabilitasyon işlemlerini yürütür.
  • Danışanın üretkenliğini geliştirmesini sağlar, iş yapabilme potansiyelini arttırır. Bağımsızlık duygusunu kazanmasını sağlar.
  • Bireysel veya grup olarak sosyal, sanatsal, mesleki aktivitelerin kullanımı ile ilgili rehabilitasyon programları düzenleyip uygular.
  • Anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile kişinin yaşam stilini değiştirebilir.
  • Danışanın çevresine özellikle ailesine durum hakkında bilgi verir ve yapılması gerekenlerle ile ilgili bilinçlendirir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz