Kimliğimi Kabulleniyorum!!

Melisa Karabelen’in Kaleminden

Hepimizin sıkışıp kaldığı günün sonunda yalnız kalmak istediği anlar vardır.Kişinin kendine vakit ayırması, yüzleşme olarak bilinir.İçsel huzuru yakalamak , kişinin kendiyle barışık olmasını sağlar.Ömrün başından sonuna kadar değişebilen bir durumdur.

Gün içinde yaşadığımız olaylar silsilesi anlık gelişebilir ve yapmış olduğumuz davranışların farkında olmayabiliriz.

Anlık zorunda hissetmek,bizi stresli bir hale getirse de ilerdeki davranışlarımız için deneyimdir.

İlk başta okul öncesi dönemimizi düşünelim.Heyecanlı,istekli ve kıpır kıpır davranışlarımızın çoğunlukta olduğu dönemimiz.

Genelde sevmediğimiz olaylara karşı bile kabulleniş vardır.Öğrenme çabası , kabullenişin temel basamağıdır.

Kavga etmek, kendini savunma mekanizmasının anlık verdiği tepkidir.Farklı kişiler, farklı duyguları taşır.Ağlamak , saldırgan davranışlarda bulunmak,içine kapanma durumuna geçmek vb.Her insanın farklı olduğunu anlamak,sosyal kabulleniş basamağını oluşturur.

 İlkokul döneminde , sorumlulukların arttığı en güzel dönem.Tek başına okulda bulunmak, arkadaşlık kurmak,içsel güdülenmemize pozitif katkı sağlar.

Okul ve iş dönüşü aile içi sohbetlerin çocuğun saygı ve sevgi sınırlarını içinde kimliğini kazanmasında rol oynamaktadır.

Fikir ,duygu birlikteliğini yaşamak,kendini tanımasında , davranış kontrolünde dengeyi bulmasını sağlayacaktır.Sorumluluk bilincinin gelişmesi için ebeveynlerin ilgi ile yaklaşması ,destekleyici tutum sergilemesi yaşamındaki rolleri tanımasında önemlidir.

Okul dışı etkinliklikler, farklı ortamlara girmek, sevdiği aktivitelerde bulunmak algı ve anlama mekanizmasını korur. Farklı ortamların karmaşık duygularını anlamak regüle olmasını destekler.Yaşamış olduğu her duygu kişinin özgüven duygusuna katkıda bulunur.

“Zorunda değilim”okulda yaşadığı istemediği davranışlarda kendini koruması gerekir.Hayır demek , olumsuz duyguları kavramızda etkilidir.Olumlu durumlar olduğu kadar olumsuz durumlarda olduğunu anlamalıdır.Hiçbir davranış için zorunlu tutmamalıyız.

Beyin o kadar karmaşık bir yapı ki, duygularımızın bilişsel fonksiyonlarındaki yeri önemlidir.

Duygularımızın dengeli olması, öğrenme, kavrama, dikkat, hafıza, odaklanmada etkisini gözardı edemeyiz.

Küçük yaşta yapılan davranışlar geleceğin norm taşlarıdır.Çoçuğu, sınırları içinde istediği, istemediği  davranışları tanınmasında destek olmalıyız.Kendi içinde var olarak kimliğini kazanmasına yardımcı olalım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz