Kendi Terapistimiz Olmak

Selin Çetinkaya

Bir sağlık çalışanı olarak danışanlarınıza önerdiğiniz veya uyguladığınız öz bakım yöntemlerini hiç kendi üzerinizde denediniz mi? Başka hayatları daha iyi duruma getirmek için oldukça hassas bir şekilde ayarladığınız ergoterapist merceğinizi hiç kendinize çevirdiniz mi?

ÖZ BAKIM

Uygulayabileceğiniz birtakım yöntemlere ve detaylı açıklamalarına geçmeden önce ‘’öz bakım’’ veya kişisel bakım da diyebileceğimiz kavramın ne anlama geldiğine bir bakalım. Öz bakım, bir bireyin yaşamı boyunca sağlıklı kalabilmesi için yapmış olduğu tüm faaliyetlerdir. Biz ergoterapistler ve ergoterapi eğitimi alan öğrenciler olarak biliyoruz ki sağlık; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan çok yönlü bir kavram. Öyleyse bu alanları korumak için yaptığımız her türlü aktiviteyi öz bakım olarak sınıflandırabiliriz.

Ayrıca belirtmek isterim ki kendinizle baş başa kalmak veya buna ihtiyacınız olduğunu hissetmek, öz bakım yöntemlerini kendi üzerinizde uygulamak bencillik değildir. Hatta tam tersine, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, size iyi geldiği gibi çevrenizle olan iletişiminize ve ilişkilerinize de yansır. Bir terapist olarak hem iş arkadaşlarınızla iyi geçinmeniz hem de ihtiyacı olanlara hizmet edebilmeniz açısından sizi olumlu yönde etkileyecektir.

Ergoterapistler, dil konuşma terapistleri ve fizyoterapistler; uzun süreli terapi seansları ve yoğun çalışma temposunun getirdiği stres, endişe ve tükenmişlikten muzdariptir. Bu sebeple terapi uzmanlarının da öz bakıma ihtiyaç duyması beklenmedik bir tablo değildir.  

O hâlde kendi kendinizin danışanı olarak yine kendi içinizdeki terapistle el ele verin. İşte yararlanabileceğiniz bazı yöntemler:  

  • Meditasyon Yapın: Düzenli olarak meditasyon yapmak, günlük hayatın koşuşturmacasına mola vermek için bir fırsat sunar.
  • Günlük Tutun: Kendinizi yansıtmak için bir günlük tutmak, duygu ve düşünceleriniz üzerinde zaman ayırmanıza yardımcı olur. Sorunları yazmak, olası çözüm yolları bulmayı sağlayabilir. Terapist olarak bu günlüğü; fikirlerinizi, ilerlemenizi ve çalışmalarınızı takip etmeyi sağlayan bir araç olarak kullanabilirsiniz.
  • Egzersiz Yapın: Birkaç dakikalık bir yürüyüş, esneme hareketleri veya sıkı bir egzersiz rutini olabilir. İş çıkışı veya günün sonunda ufak yürüyüşlere çıkabilirsiniz. İş arkadaşlarınız veya aile üyelerinizin size eşlik etmesi, daha kaliteli bir egzersiz yapmanızı ve daha keyifli vakit geçirmenizi sağlar. Aynı zamanda aktiviteyi daha anlamlı kılar ve motivasyonunuzu artırır. Fiziksel egzersizin kan akışını hızlandırarak vücuda iyi geldiği kadar duyguları ve ruh halini iyileştirerek ruh sağlığına da olumlu etki ettiği kanıtlanmıştır.
  • Verimli Uykuya Odaklanın: Çok uyumak yerine etkili uykuyu hedefleyin. Yatmadan hemen önce ışıkları ve televizyon, telefon gibi teknolojik aletleri kapatın. Daha serin bir uyku ortamı için pencereleri açabilirsiniz. Ek proprioseptif duyu için ağır bir battaniye kullanabilirsiniz. Ayrıca beslenme düzeninizdeki kafeini azaltmak da uyku kalitenizi arttıracaktır.
  • Su İçin: Yeterince su içtiğinizden emin olun. Gerekirse telefonunuzda bir alarm programlayın.
  • Dışarı Çıkın: Sadece dışarıda oturmak veya dışarıda olmak bile bir fark yaratabilir. Özellikle içinde bulunduğumuz karantina sürecinde ev ortamında kaldığımız sürenin uzaması, ruhsal bunalım ve depresyon gibi psikolojik olarak yıpratıcı etkilere yol açabilir.
  • Kitap Okuyun: Başka bir dünyada birkaç dakika geçirmek zihninizi bazı şeylerden uzaklaştırabilir. Okumak için yeterli vaktiniz veya enerjiniz yoksa sesli kitaplar dinleyebilirsiniz.
  • Minnettarlık Listesi Hazırlayın: Minnettar olduğunuz şeyleri tanımlamanın kaygı, depresyon ve endişeleri etkilediği gösterilmiştir. Her gün için minnettar olduğunuz bir şeyi yazın.
  • Derin Nefes Alın: Derin nefes egzersizleri her yaş için uygundur. Burundan alınan ve ağızdan verilen derin nefesler, düzenleyici sistemi harekete geçirir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz