İnce Motor Beceriler Neden Önemli?

Sena Ezer’in Kaleminden

İnce motor beceriler hayatımızın her alanında bebekliğimizden itibaren yaptığımız her aktivitede kullandığımız ve oluşacak herhangi bir problemde ciddi sorunlar yaşayabildiğimiz en önemli becerilerimizdendir. Peki tam olarak nedir, neden önemlidir? Bunu anlamak için öncelikle motor becerilerin ne demek olduğunu öğrenmeliyiz. Motor beceriler kavramı, belirli bir işi gerçekleştirmek için vücudumuzda bulunan tüm yapıların uyum içerisinde çalışarak o hareketi gerçekleştirme yeteneğini ifade eder. İnce ve kaba motor beceriler olmak üzere iki alt başlığı bulunmaktadır.

Bireyin tüm beden aktivitelerinin arkasında yatan unsur ince ve kaba motor becerilerdir. Kaba motor beceriler kollar, bacaklar, gövde gibi vücuttaki büyük kas gruplarını hareket ettirebilme becerisidir. Bebeğin başını kaldırmaya çalışması, emekleme, yürüme, zıplama gibi aktiviteler kaba motor becerileri kapsar. İnce motor beceriler ise el, parmak kasları, eklemleri gibi daha küçük yapılardan oluşur. Yemek yeme, yazı yazma, giysilerindeki düğmeleri ilikleme, makas kullanma, ayakkabı bağlama gibi aktiviteler ince motor beceriler kullanılarak gerçekleştirilir.

Çocuklar çevrelerini, hareket ederek ve nesneleri ellerine alıp inceleyerek keşfederler. İlerleyen dönemde hem günlük yaşamlarında hem akademik hayatlarında pek çok nesneyle etkileşime girmeleri ve vücutlarını doğru şekilde yönlendirmeleri gerekmektedir. Bunları sağlamak için de motor becerilerin yaşlarına göre yeterli düzeyde gelişmiş olması beklenir. Kaba motor becerileri gözlemlemek ince motor becerilere göre daha kolay olsa da kaba motor becerileri kullanmamızı gerektirmeyen pek çok durumda yalnızca ince motor becerileri kullanırız. Peki bebeklerde dönemlere göre hangi ince motor becerileri gerçekleştirdiklerini görmeyi bekleriz?

0-4 Ay

  • Bebek gözleri ile hareket eden bir cismi takip edebilir.
  • Kollarını görüş alanındaki bir nesneye doğru uzatabilir.
  • Verilen nesneleri kavramaya çalışabilir.
  • İki elini veya elinde tuttuğu nesneyi vücudunun orta hattında tutabilir.

4-8 Ay

  • İki eliyle de istediği nesneye uzanabilir.
  • Elindeki nesneyi bir elinden diğerine geçirebilir.
  • Nesneleri baş ve diğer parmaklarıyla tutmaya, hareket ettirmeye başlamıştır.

8-12 Ay

  • Küçük nesneleri tutmak için baş ve işaret parmağını kullanabilir.
  • Kitap sayfalarını çevirebilir.
  • Nesneleri sırasıyla iç içe koyabilir.

1-2 Yaş

  • Kağıda boyalarla karalamalar yapabilir. Karalamalar genelde daireseldir.
  • Oyuncak küpleri üst üste dizerek kule yapabilir.
  • Şekil tahtası üzerine uygun şekilleri yerleştirebilir.

2-4 Yaş

  • Bir eliyle boya yaparken diğer eliyle kâğıdı sabitler.
  • Oyun hamuruyla oynama becerileri gelişmiştir.
  • Büyük fermuarları açıp kapayabilir.
  • 4 yaşına doğru makasla düz bir çizgiyi kesebilir.
  • Basit yapbozları tamamlayabilir.

4-6 Yaş

  • Bir elini diğerine tercih eder.
  • Çizgilerin dışına taşırmadan boyayabilir.
  • Bir yerden bakarak şekilleri kâğıda geçirip makasla kesebilir.
  • Kendi kendine çatal ve kaşık kullanabilir.
  • Düğme ve fermuarları kolaylıkla kapayıp açabilir.

İnce motor gelişimi ve hangi dönemde hangi becerilerin görülmesi gerektiğini etkileyen bireysel farklılıklar, düşük doğum ağırlığı, cinsiyet, kalıtım, kültürel ve çevresel farklılıklar gibi faktörler olmasına rağmen aşağı yukarı her çocukta benzer süreçler işlemektedir. Sinir sistemimizin gelişimi ile ince motor becerilerimizin gelişimi doğru orantılıdır. Ancak gelişmiş bir sinir sistemi tek şart değildir. İnce motor becerilerin gelişimi için; gövde stabilizasyonu, sağlıklı kavrama, el- göz koordinasyonu, motor planlama, orta hatta çaprazlama gibi faktörler de çok önemlidir.

İnce motor beceriler konusundan bahsederken, değinmeden geçmememiz gereken en önemli vücut yapımız ellerimizdir. Ellerimiz beynimizin motor ve duyu alanlarında fonksiyonel anlamda en çok yer kaplayan alanlardan biridir. Ellerimiz tarafından sürekli edindiğimiz bilgiler beyne iletilir. Beynimiz de ellerimize talimatlar göndererek yeni bilgiler edinmemizi sağlar. Sürekli oluşan bu öğrenme döngüsüyle beynimizde yeni bağlantılar oluşarak gelişim ve değişim sağlanır.

Yazımıza; İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü, 20.yy başlarında her çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine azami ölçüde uyan Montessori Eğitimi’ni geliştiren Maria Montessori’nin birkaç sözüyle son verebiliriz:

  • Eller, insan zekasının enstrümanlarıdır. – Dr. Maria Montessori
  • Çocuğun eline koymadığınız şeyi zihnine koyamazsınız.  – Dr. Maria Montessori

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz