Hayvanların Çocuklar Üzerindeki Etkisi

İlknur Terdi’nin Kaleminden

  Sosyal medyada, haberlerde bu konuyla ilgili birçok video karşımıza çıkmakta. Evcil hayvanıyla uyuyan, oynayan, eğlenen… 🙂

  Her ne kadar bu videoları; sevgi dolu anlar, eğlenceli anlar olarak görsek de hayvanların çocuklar üzerindeki etkisi azımsanamayacak kadar az değildir!

  Küçüklüğünden beri hayvanlarla iç içe büyümüş çocuklar ile hayvanlar arasında saf bir bağ, sevgi oluşmaktadır. Hayvanlar; çocuklar için bazen bir oyun ortağı bazen suç ortağı bazen de dert ortağı. Aralarında oluşan bu bağ, çocukların empati ve güven duygusunun, sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlar. Hayvanların çocuklar üzerinde olan etkisi elbette ki sadece bunlar ile sınırlı değil. Çocukların hayvanlarla olan iletişimi bağı onların kişisel, sosyal, iletişim, duyu, algı, motor gibi birçok becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.

   Yapılan bir araştırmada evcil hayvanları olan çocukların daha az endişeli ve daha az içine daha sosyal ve empati becerileri daha iyi oldukları belirlenmiştir. Hayvanların insanlar üzerindeki bu olumlu etkisi ‘’hayvan destekli terapi’’ ile terapötik amaçla kullanılmaktadır. Hayvan ve kişi arasındaki etkileşimi içeren, bireyin belirlenen yönünü geliştirmeye odaklanan aktiviteler içermektedir.

Hayvan destekli terapi;

  • Mutluluk ve umut gibi olumlu duyguları arttırır.
  • Empatiyi, şefkati arttırır.
  • Kaygıyı, yalnızlık duygusunu azaltır.
  • Bağlılık ve güven duygusunu geliştirmeye yardımcı olur.
  • İletişim becerilerinin (sözlü, sözsüz), duyu, motor, algı, bilişsel ve sosyal becerilerinin gelişmesini sağlar.
  • Günlük yaşam aktivitelerine katılımı kolaylaştırır.
  • Stresi azaltmaya yardımcı olur.
  • Duygusal durumunu iyileştirir.
  • Kişisel becerilerini geliştirmeye yardımcı olur.
  • Planlama, sorumluluk alma, problem çözme gibi becerileri geliştirir.
  • Motivasyonu arttırır.

  HDT, çocuklara insan-insan etkileşimi ile sağlanamayan iletişim, karşılıksız sevgi, ilgi gibi ilişkileri tecrübe edebilmesini sağlar.   Terapötik amaçlı kullanılan hayvanlar çocukların duyguları ifade etmesine yardımcı olmaktadır. İçine kapanık, sessiz, travma sonrası duygulanım vb. durumlara sahip çocukların iç dünyasına ulaşabilmek için hayvan destekli terapiden yararlanılmaktadır.

  Terapiyi istemeyen çocuklar, hayvan destekli terapiye isteyerek gelebilir. Terapi sürecinde hayvanlarla etkileşim içinde olmak onu motive edebilir. Sırf sevdiği bir hayvan olduğu için bile terapi sürecinde aktif katılım sağlayabilir. Mesela motor becerilerin geliştirilmesi için köpekle bir oyun kurulabilir ya da hastalık sürecinde onun yanında olması, ziyaret etmesi bile çocuğu motive edebilir ona güç verebilir.

Peki her çocuk için HDT’den yararlanılır mı?

  Terapist öncelikle çocuğu kapsamlı bir şekilde (fiziksel, psikolojik, sosyal…açıdan) değerlendirir. Çocuğun kişisel özelliklerini, mevcut durumunu ve neye ihtiyacı olduğunu tam olarak algılar. Değerlendirme sonucunda çocuğun hayvan destekli terapiye ihtiyacı olup olmadığını belirler;

  • Bir çocuğun hayvan destekli terapiye uygun olup olmadığını dikkatli bir şekilde değerlendirmeli.
  • Kullanılacak hayvanın çocuğa uygun olup olmadığına dikkat edilmeli.
  • Seansların bireysel mi grup mu olması gerektiğine dikkat edilmeli.
  • Seansların uzunluğuna, sıklığına dikkat edilmeli.
  • Terapi sürecinde terapist-danışan-hayvan güvenliğine dikkat edilmeli.
  • Danışanın, çocuğun hayvanlara alerjisi olabilir (kedi, köpek tüyü gibi).
  • Daha önce hayvanlarla ilgili bir travması, kötü bir anısı olabilir.
  • Çevresindeki insanlar tarafından hayvanlar kötü gösterilmiş olabilir. (Örneğin; yemeğini yemezsen, bunu yapmasan köpek ısırır seni gibi ifadeler)
  • Çocukların hayvanlara karşı davranışlarına dikkat edilmeli.
  • Çocuklar kaba sert içerikli oyunlar oynamaya yatkınsa hayvana zarar verebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz