Hareketin Öncülüğünde Bağımsızlık

Duru Damla Ozkan

Davranışlarımızla ve düşüncelerimizle var olduğumuz bu dünyada harekete geçmek sizce ne kadar önemli? Bana göre hayatımızın büyük bir parçasını oluşturan kısımdır hareket. Düşüncelerimizle bir yola çıkarız, temeli hareketten oluşan davranışlarımızla da yolu tamamlarız. Kendimizi ifade edebilmek, spor yapmak, yazabilmek, çizmek, yürümek, koşmak ve daha da sayamadığım birçok aktiviteyi hareket sayesinde yaparız. Kısaca günlük hayatımızın anlamlanmasını ve yaşamaya değer olmasının en büyük sebebidir hareket. Fakat bazen hareketlerimiz de belirli problemler ortaya çıkabiliyor ve hayatımız her anlamda zorlaşabiliyor. Ergoterapistler de işte tam bu zamanda işin içine giriyor. Teşhisi belirledikten sonra tedavi yöntemlerini uygulayarak eski yaşam kalitenizi geri getirip, daha iyisini amaçlıyor.

Evet, şimdi de hareketlerimizde sorun olduğunda ergoterapi kapsamında nasıl adlandırıldığını, neler olduğunu ve hangi tedavi yöntemlerinin uygulandığından bahsetmek istiyorum.

Hareketlerimizde Sorun Olduğunda Nasıl Adlandırılıyor? 

Biz ergoterapide hareket yeteneğini ‘’motor beceriler’’, sorun olduğu zaman ise ‘’motor becerilerde sorun’’ olarak adlandırıyoruz. Ve bu motor beceriler de kendi içinde ikiye ayrılıyor. Bunlar kaba motor ve ince motordur.

Kaba Motor ve İnce Motor Ne Demektir?

Kaba Motor: Büyük kas gruplarını içerir. Yürüyebilmemiz, koşabilmemiz, yüzebilmemiz, zıplayabilmemiz bu kaslar sayesindedir.

İnce Motor: Küçük kas gruplarını içerir.

Resim çizebilmemiz, ayakkabımızın bağcığını bağlayabilmemiz, yazabilmemiz, makas ile bir cismi kesebilmemiz bu kaslar sayesindedir.

Motor Becerilerde Duyusal Kaynaklı Ne Gibi Sorunlar Görülmektedir?

Motor becerilerde sorun 3 başlıkta inceleniyor. Bunlar; duyusal modülasyon bozukluğu, duyusal ayrım bozukluğu ve duyusal kaynakları motor problemdir.

Duyusal Modülasyon Bozukluğu, Duyusal Ayrım Bozukluğu, Duyusal Kaynaklı Motor Problem Ne Demektir?

Duyusal Modülasyon Bozukluğu: Duyusal bilginin derecesi, doğası veya yoğunluğuna göre derecelendirilmiş davranışla duyusal girdilere cevap vermekte zorluk şeklinde ortaya çıkar. Duyu modülasyon bozukluğu üç alt tipe ayrılır:

*Duyusal aşırı duyarlılık (sensory overresponsivity):

Bir veya birçok duyu bilgisine tipik olandan daha fazla hız, yoğunluk ya da süre ile yanıt veren duyusal aşırı duyarlılıktır. Buna verilebilecek en güzel örnek ise otizmdir.

*Duyusal azalmış duyarlılık (sensory underresponsivity):

Apati ya da uyuşukluğa yol açan duyusal bilgilere aldırış etmeyen ya da cevap vermeyen azalmış duyusal duyarlılıktır. Mesela bir çocuk kötü bir şekilde düştüğünde acı hissetmezse bu sorun görülmektedir.

*Duyu arayışı:

Aşırı miktarda duyusal bilgi veya belirli bir duyusal bilgi türü için doyumsuz bir arzu ve aşırı miktarda duyusal arayışın olmasıdır.

Duyusal Temelli Motor Bozukluklar:

Duyu temelli motor bozukluklar postüral veya istemli hareketlerde zorluklar olarak kendini gösterir ve iki grupta incelenir:

  1. Postüral Bozukluklar
  2. Dispraksi

Praksi, motor planlama yeteneğidir. Dispraksi, ise ‘’yeni eylemleri tasarlama, planlama, sıraya koyma ve yürütme konusunda problem’’ olarak tanımlanmaktadır. Fark ettiyseniz günlük hayatımızda sürekli üzerinde durduğumuz konular. Bu bozukluğu olan kişiler kazaya yatkın olabilir, aktiviteler sırasında motor planlama bozukluğu gösterir ve motor görevlerini öğrenmemek için ekstra zaman ve pratik gerekebilir.

*Duyusal Ayırt Etme (Diskriminasyon) Bozukluğu:

Duyusal diskriminasyon (ayırt etme) bozukluğu, duyusal bilgilerin zor yorumlanması anlamına gelir. Bu bozukluğu olan kişiler ‘’uyaranlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları’’ algılamakta zorluk çekerler. Bu bozukluk görsel, işitsel, dokunsal, vestibüler veya propriyoseptif (vücudun durumu, kas gerilimi hakkında beyine bilgi veren iç duyu hücreleri) duyular ve tat/koku ile ilgili problemleri içerebilir. Bu bozuklukta yavaş motor performans veya ilgili duyu türlerine bağlı olarak öğrenme veya dil süreçleriyle ilgili zorluk ortaya çıkabilir.

Motor Becerilerde Sorun Olduğu Zaman Tedavi Ne Yönde İzlenilir?

Duyu bütünleme yaklaşımları, anlamlı bir aktivite kapsamında ve duyusal bir davranışın planlanması ve düzenlenmesi bağlamında sağlanan duyusal girdilerin arttırılması için fırsatların sağlanmasının, merkezi sinir sisteminin duyusal girdileri işleme koyma ve bütünleştirme becerisini geliştireceği prensibine dayanmaktadır. Bu süreç kavramsal ve motor öğrenmeyi geliştirir. Bundy; oyunun duyu bütünlemede iyileşmelere yol açabileceğini ve tedavinin en önemli

yan ürününün bireyin oyun yeteneğini geliştirmesi olduğunu belirtmiştir.

Duyusal deneyim için özel ihtiyaçlar nedeniyle, duyu bütünleme tedavisinde çok çeşitli özel tasarım askıya alınmış ekipmanlar (trapezler, hamaklar ve salıncaklar vb.) kullanılmaktadır. Duyu bütünleme odaları çocukların tüm duyusal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde farklı duyusal girdi sağlayan ekipmanlar ile donatılmaktadır. Ayrıca görevin zorluk düzeyi ve çevresel faktörler de duyu bütünleme yaklaşımında önemlidir. Bu tedavi yönteminde çocuklar açısından eğlenceli bir ortam olduğu için yararı etkili oluyor. Yani sonuç olarak aileler de çocuklar da mutlu ve sorunları çözülmüş bir şekilde ayrılırlar.

KAYNAKÇA: 

Prof.  Dr. GONCA BUMİN, Prof. Dr. BURCU SEMİN AKEL, Prof. Dr. ÇİĞDEM ÖKSÜZ’ ün editörlüğünü yapmış olduğu ‘’ERGOTERAPİ (Teoriler, Modeller ve Uygulama Yaklaşımları)’’ adlı kitaptan yararlandım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz