Hani Sadece 5 Duyumuz Vardı? Propriyosepsiyon Duyusu Nedir?

Rana Durmuş’un kaleminden

Ünlü filozof Aristoteles, insanların sadece 5 özel duyudan (görme, işitme, tat alma, koku alma, dokunma) ibaret olduğuna inanıyordu. Ancak insanlar bu 5 özel duyudan daha fazlasına sahiptir.(Propriyosepsiyon, Vestibüler ve Intereoception duyularımız. ) Burada söz ettiğimiz, “gelecekte olacakları öngörmek”, “falcılık”, “astroloji”, “altıncı his” gibi sahtebilimsel iddialar değil, fiziksel ve doğal nedenleri iyi araştırılmış ve bilinen, biyolojik olarak tanımlanabilir duyulardır.

Bugün sizlere özellikle son zamanlarda çoğu bilimsel çalışmalarda adından sıklıkla söz ettiren propriyosepsiyon duyusundan bahsedeceğim. 5’ten fazla duyu olduğunun keşfi, 1826 yılında, kasların “kasılmak” dışında başka hangi amacının olduğunu araştıran ve insanların kaslardaki en ufak değişikliklere, başka bir uyaran olmadan vücudun ve uzuvların konumuna karşı duyarlı olduğunu keşfeden Charles Bell’e atfedilir.Daha sonra 1906 yılında, İngiliz nörofizyolog Sir Charles Sherrington, bir kişinin vücudunun parçalarının nerede olduğunu bilmesini sağlayan eklemlere, kaslara ve tendonlara gömülü sinirsel reseptörlerden elde edilen duyusal bilgilere “proprius” (kişinin kendi) ve “perception” (algı) kombinasyonundan “propriyosepsiyon” adını vermiştir.

Peki Propriyoseptif Duyu Nedir?

Propriyoseptif duyu, görme yokluğunda ve dikkat dışı algıda uzuvlarımızın konumunu, pozisyonunu, hareket, kuvvet, çaba, denge duyularını algılamamızı sağlar. Motor becerilerle beraber çevreyle başarılı bir şekilde etkileşime girme yeteneğine katkıda bulunarak günlük yaşamda çok önemli bir rol oynar.

Propriyosepsiyon, genellikle “gizli” altıncı duyu olarak adlandırılır. “Vücut farkındalığı” olarak da adlandırılan bu duyuya “gizli” denmesinin sebebi, bu duyuya sahip olduğumuzun farkında olmadan her an kullanmamız ve bu duyunun reseptörlerinin göz, kulak gibi merkezi bir organının olmamasıdır.Bu reseptörler (propriyoseptör), vücudumuzun her yerinde, özellikle de deride, kaslarda, eklemlerde bulunur ve vücudumuz hareket ettiğinde duyusal bilgileri işlerler. Hareket halindeyken kaslardaki esneme ve eklemlerin pozisyon değişiklikleriyle oluşan propriyoseptif geri bildirim sayesinde beyin kolların, bacakların ve vücudun herhangi bir anda uzaydaki yerini ve pozisyonunu bilir. Eklemlerdeki propriyoseptörlere golgi tendon organları, kaslardaki propriyoseptörlere kas iğciği denir. Kas iğciği, kas liflerine paralel olarak yatan kılıflarda kapsüllenmiş uzun proteinlerdir. Mekanizması bu şekildedir:Bir kas uzatıldığında, kas lifleri uzar ve kas iğciklerinin bobinleri gerilir. (Kasılmış bir kas, kas liflerinin ve kas millerinin kısalmasına neden olur.)Kastaki sinir lifleri, kas iğciğinin bobinlerinin gerildiği derece ve oran hakkında bilgi iletir.Bilgiler sinir sistemine iletilir ve kasın kasıldığı veya gevşediği bir sinyal gönderilir.İstenilen eylem gerçekleştirilir.

Bu duyu bizleri;

⦁ Kaslarımızın ne kadar ve ne hızla kasılıp gevşediği,

⦁ Hareketin hızı,

⦁ Vücudumuzdaki organların pozisyonu hakkındaki bilgileri,

⦁ Zamanlamamızın nasıl olduğunu

⦁ Kaslarımızın aktivite sırasında ne kadar kasılıp gevşediği hakkında bilgilendirir.

Daha çok genelleyecek olursak;Günlük aktivitelerdeki vücut hareketlerinin çoğu otomatik olsa da, bir topu kontrol etmek için ayağı kullanırken veya paten kayarken çeşitli kol hareketlerini koordineli bir şekilde yürütmek gibi spor ve egzersizde karmaşık becerileri öğrenmek için bilinçli dikkat gereklidir. Hareket becerilerini öğrenmek, propriyoseptif bilgileri uygun şekilde işleyerek yeni hareket kalıpları geliştirmek anlamına gelir. Yeni sinirsel programlar geliştirilir, tekrarlanarak rafine edilir ve beynin temel bölgelerine aktarılır, daha sonra hareketler dikkat gerektirmeden yürütülür ve çok daha hızlı aktarılır.Örneğin, bulunduğumuz konumdaki değişikliğe bağlı olarak gerçekleşen uzama, gerilim ve basınç değişimleri ayarlamamızı sağlar. Proprioseptif duyu sayesinde cisimlere ne kadar kuvvet uygulayarak tutmamız gerektiğini biliriz.

Bireylerde, günlük yaşamda vücut farkındalığı, motor kontrol, praksis, duygusal güven(motivasyon vb) ve postüral istikrarı sürdürmekte proprioseptif sistemin fonksiyonu görülür.Proprioseptif fonksiyon bozukluğu, genellikle dokunma veya vestibüler sistemdeki problemlerle birlikte ortaya çıkar. Proprioseptif duyu; dokunma ve vestibüler sistemler ile de ilişkilidir.

Peki bu duyuda ne tür anormallikler olabilir, olduğunu nasıl anlayıp bir uzmana başvuracağız?

Proprioseptif Duyuya aşırı duyarlılık gösteren kişi zıplamak, hoplamak ve sürekli hareket gerektiren aktivitelerden kaçınabilir. Ona sarılan birisini reddedebilir. Öte yandan bir de Proprioseptif Duyuya karşı az duyarlılık söz konusudur. Bunda da birey hareket etmek ve top oynamaktan hoşlanmaz. Bu tür aktivitelerden uzak durduğu için beceriksiz olarak görünebilir. Böyle olması normaldir çünkü yeterli miktarda gücü yoktur.Proprioseptif Duyuya karşı istekli olmak durumunda ise çocuk bir şeylere çarpmak, vurmak ve kırıp dökmek ister. Tekme atar, sürekli insanlara dokunma isteği olur ve agresif görünebilir. Bunun gibi birçok örneği sıralayabiliriz.

Bütün bu başlıklar hakkında detaylı bilgiye sahip olmak veya çocuğunuzun duyuları hakkında detaylı ve doğru bir değerlendirme almak isterseniz bir ergoterapiste başvurabilirsiniz.

Sağlıklı günler dilerim.✨

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz