Duyu Bütünleme Bir Oyun Mu, Oyun Bir Duyu Bütünleme Mi?

Açelya İntizamoğlu

Merhaba arkadaşlar öncelikle oyun bir çocuğun kendini bulmasıdır, keşfetmesidir, merakıdır, yaratıcılığıdır, mutlu bir anıdır, gülümsemesidir, kendini ifade etmesidir. Bu nedenle bizler çocuğun dilinden anlamak için duyu bütünlemenin içine oyunu katarız. Evet, evet duyu bütünleme oyunun içindedir oyun da duyu bütünlemenin içindedir ama bunu duyu bütünleme oyundan ibarettir diye tanımlamak yanlıştır.

 Oyun, diğer özelliklerinin yanı sıra, iç motivasyona sahip, dış kurallardan özgür, gerçekliği aşan, gerçekliği yansıtan, amaçlardan ziyade araçlara odaklanan, spontane ve güvenli olan ve aktif katılım gerektiren etkinlikler olarak tanımlanır. Oyun, sosyal yeterlilik, iletişim, biliş, nesnelerin sembolik kullanımı, motor yetenek ve örgütsel ve uyarlanabilir becerileri içerir. Çevreden (oyun malzemeleri gibi) ve fiziksel ve sosyal çevre ile etkileşimlerden etkilenir.

Duyusal deneyimler dokunma, hareket, beden farkındalığı, görme, ses, koku, tat ve yerçekimi çekimini içerir. Beynin bu bilgiyi organize etme ve yorumlama sürecine Duyu Bütünleme denir. Duyu Bütünleme, daha sonraki, daha karmaşık öğrenme ve davranışlar için çok önemli bir temel sağlar. Çoğu Çocuk için Duyu Bütünleme, sıradan çocukluk aktiviteleri sırasında gelişir. Motor planlama yeteneği, gelen hislere uyum sağlama yeteneği gibi bu sürecin doğal bir sonucudur. Ancak bazı çocuklar için duyusal bütünleşme olması gerektiği kadar verimli bir şekilde gelişmez. Bu süreç düzensiz olduğunda, öğrenme, gelişim ve davranışta birtakım sorunlar ortaya çıkabilir

Örneğin;

Çocuk, banyo yapma, giyinme, yemek yeme ve ailesiyle sosyal etkileşimlere katılma konusunda ciddi zorluklar nedeniyle ergoterapiye yönlendirildi. Annesinin en büyük umudu, oğlunun bir gün onu öpmesine izin vermesidir. Ayrıca okulda, tekrarlayan öfke nöbetleri ve el sallamak gibi dikkat dağıtıcı kendi kendini uyarıcı davranışları nedeniyle sorun yaşıyordu. Ergoterapistin değerlendirmesi sonucu, çocuğun zorluklarının temel nedeninin duyusal girdiye aşırı duyarlılık olduğunu belirledi. Sadece dokunma, parlak ışıklar, yüksek sesler ve hareketlere karşı değil, aynı zamanda çoğu insanın kolayca ayarlayabildiği sessiz arka plan seslerine karşı da hassasiyetleri vardı. Bu küçük çocuk çorap dikişlerine bile tepki verdi. Tüm bu gelen duyusal bilgilerden sürekli olarak stres altında hissetti. Bu bilgilerle, yukarıdaki sahneyi artık farklı bir ışıkta görebilirsiniz. Ergoterapist, çocuğun beyninin dokunmaya, sese, görmeye, işitmeye, dengeye ve harekete nasıl tepki vereceğini değiştirmeye yardımcı olmak için oyunu (çocukluğun en önemli mesleklerinden biri) kullanır. Bu nedenle duyu bütünleme seanslarının içinde en çok çocuğun temel mesleği olan oyun yer alır. Çocuğun ilgi alanlarını takip eder ve oyunları seçmesine izin verir, ancak hedeflerine doğru ilerleme kaydettiğinden emin olmak için her zaman etkinliği değiştirir. Oyunun, becerileri için “tam doğru meydan okuma” olduğundan emin olur.

Kısaca Ergoterapist, çocuğun oyun yoluyla beyninin duyusal bilgiyi yorumlama şeklini değiştirmek için bu duyu bütünleme yaklaşımını kullanıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz