Çocuklarda Yeme Bozuklukları

Sena Ezer

Yeme alışkanlığı, hayatımızın ilk yıllarından itibaren gelişimsel öneme ve önceliğe sahip bir basamaktır. Bu alışkanlık her çocukta farklı seyir gösterir. Davranış özellikleri, duygu durumu, motor gelişim, çevreyle etkileşim, bireyselleşme gibi pek çok farklı faktörü etkilemekte ve bu faktörlerden etkilenmektedir. Özellikle de çocuklar bağımsız beslenmeye başladıkları yıllardan itibaren beslenme konusunda birçok farklı problemle karşılaşılabilir.

Yeme Problemlerinin Nedenleri

Yeme alışkanlığımız tıpkı parmak izimiz gibi bireyseldir. Çok çeşitli sebepleri olabilmekle birlikte bazı temel nedenleri bulunur.

  • Aile içerisindeki problemlerden kaynaklı görülebilir. Çocuk, anne ve babasının ilgisini çekebilmek için yemek yememe veya az yeme gibi davranışlarda bulunabilir.
  • Post-travmatik yeme bozukluğu kaynaklı görülebilir. Yaşanılan olumsuz bir deneyim ya da tıbbi kaynaklı bir girişim sonucu yemekle ilgili kaygılar, boğulma korkusu gibi durumlar açığa çıkabilir.
  • Annenin ruhsal durumu ve yeme alışkanlıkları da önemlidir. Annenin çocuğu aşırı yemeye zorlaması veya düzensiz yemek saatleri, çocukta problemlere yol açabilir.
  • Bir başka önemli etken de annenin yemek saatindeki tutumudur. “Çabuk yesin, dökmesin” gibi kaygılar çocuğa yansır ve karşıt tepki oluşturur. Çocuğun kendine güvenini etkiler.
  • Duyusal nedenlere bağlı olarak yemeklerden uzak kalma eğilimi gösterilebilir. Yemek seçme, reddedici tutumlar görülebilir.
  • Eşlik eden tıbbi bir durum olabilir.

Çocuklarda yeme bozukluğu adı altında görülebilecek bazı durumlar şunlardır:

Kaçıngan/Kısıtlayıcı Yeme Bozukluğu

Genellikle bebeklik, erken çocukluk döneminde ortaya çıkmaya başlar. Çocuk koku, kıvam, tat gibi belirli özelliklerden dolayı yemek yemeye karşı kaygı duyabilir. Dolayısıyla az yemesi sonucu yeterli kaloriyi alamaz. Bu durum gelişim sorunlarına, duyusal-davranışsal problemlere yol açabilir.

Selektif Yeme (Aşırı Yemek Seçme)

Çok az sayı ve çeşitlilikte gıda alımıyla karakterize bir durumdur. Gıdanın türüyle birlikte nereden geldiği, kimin yaptığı, nasıl üretildiği gibi özellikleri de önemlidir. Duyusal hassasiyet bulguları yaygın görülür.

Seçici Gıda Reddi

Bebeklikte de görülebilen bir durumdur. Çocuk sürekli olarak bazı besinleri almayı reddeder. İlerleyen yaşlarda anoreksiya nervoza gelişimi için risk faktörüdür.

Pika

Besin özelliği taşımayan, yenemeyecek maddelerin ısrarla yenmesidir Erkek cinsiyet, küçük yaş, zekâ geriliği, otizm, şizofreni gibi muhtemel risk faktörleri bulunur. Çocukluk döneminde görülen pika, ileriki yaşlarda bulimia nervosa için önemli risk faktörlerindendir.

Ruminasyon

Mide içeriğinin istemli olarak tekrar ağza getirilip çiğnenmesi durumuyla karakterizedir. 3-12 yaş aralığında görülebilmekle birlikte yetişkinlerde de görülebilir. Yaşamın ilk yıllarında anne çocuk iletişimindeki yetersizliğe, uygunsuz psikososyal çevre faktörlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Ebeveynlere Öneriler

  • Çocuğa söz ve davranışlarla model olunmalıdır. Yemek zamanını aileyle geçirmenin olumlu etkileri bulunur.
  • Çocuğun düzenli bir beslenme programı olmalıdır. Böylece hem beslenme alışkanlığı kazanılır hem de aşırı abur cubur tüketiminin önüne geçilir.
  • Çocuklara neyi nasıl yiyecekleri yönünde şans tanınmalı, kendi başına yemesi teşvik edilmelidir.
  • Özellikle istemediği besinleri yemesi için asla zorlanmamalı, sevdirmeye çalışılmalıdır. Boyama gibi etkinliklerle oyun haline getirilebilir.
  • Tabaktaki her şeyi bitirmesi için ısrarlı olunmamalıdır. Bu durum çocuğun o yiyecekten uzaklaşmasına sebep olabilir.
  • Yemek, belirli davranışları karşısında ödül veya ceza yöntemi olarak kullanılmamalıdır.
  • Aktiviteler çocuğun iştahını arttırır. Yemekten önce çocukla birlikte vakit geçirmek ve aktivitelerde bulunmak faydalı olacaktır.
  • Öğünleri planlaması ve yemekleri hazırlaması için fırsat verilmelidir. Onları neşelendirecek ve iştahlarını arttıracak şekillerde servis edilebilir.
  • Vücut ağırlığı ve görünümü hakkında olumsuz tavırlarda bulunmaktan kesinlikle kaçınılmalıdır.
  • İlerleyen dönemlerde uygun planlama yapılması ve bir uzmandan faydalanılması gerekebilir.

Ergoterapistler, çocuklarda yeme bozukluğu tedavisinde aktif rol alan sağlık disiplinlerinden biridir. Çocuk ve ailesiyle uygun şekilde iletişim kurarak, aktivite analizleriyle, değerlendirme yöntemleriyle altta yatan problemi bulur ve uygun tedaviler üretir. Çocuğun yeme konusunda bağımsız olması, kaygılarını yenmesi durumlarını teşvik eder. Stresle başa çıkma tekniklerini kullanarak kaygıyı en aza indirmeye çalışır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz