Çocuğumu Tanıyor Muyum?

İlknur Terdi’nin Kaleminden

“Bir ebeveyn çocuğunu ne kadar iyi tanır?” diye sorsam. Genellikle birçok kişi “Benim çocuğum, ben çocuğumu tanıyamayacak mıyım? Her şeyini bilirim.” der hemen. Buradaki tanımadan kasıt ne ama? “Çocuğum 9 yaşında sessiz, sakin. Her dediğimi yapar mı? Çocuğum ıspanak yemiyor. Hiç yerinde durmuyor 5 dakika durup da ödevini doğru düzgün yapmıyor mu? Bu ifadelerden hangisi bir çocuğu tam olarak tanımlar ki?

Çocukları genel, sıradanlaşmış bir kalıp içerisinde değerlendirmememiz gerekir. Her çocuk özeldir ve her çocuk ayrı bir bireydir. Çocuğun olumlu yanını söyleyip sessiz, sakin demek onun uslu, iyi bir çocukluk dönemi geçirdiğini mi gösterir ya da olumsuz yönlerini söyleyip çok hareketli, muzur demek onun yaramaz bir çocuk olduğunu mu gösterir. Tabii ki de hayır.

Anne ve babaların davranış ve tutumları çocukların gelişimini etkiler. Otoriter, aşırı kontrolcü aileler çocuklarını kısıtlanmış bir çevrede sağlıklı bir gelişim göstermeden büyümelerine neden olur. Bir çocuğun sessiz, sakin, kendisini ifade edememesi, her söylenen söze itaat etmesi; çocukluğunu tam anlamıyla yaşayamamasına ve ileride insanlarla iletişiminde çok büyük bir problemine neden olmaktadır.


Gelelim diğer ifadeye. Çocuğum ıspanak yemiyor. Hiç yerinde durmuyor. 5 dakika durup da ödevini doğru düzgün yapmıyor. Peki, şu an çocuğunuz yaramaz mı oldu? Ispanak yememesi ya da kıpır kıpır hareketli olması onu yaramaz mı yapar? Yoldan geçen yetişkinlere sorsak içlerinden ıspanak sevmeyen ya da aşırı hareketli birçok kişi çıkar. O halde yetişkinlerde mi yaramaz? Çocuk ıspanak yemiyor,  tamam ama neden? Ama o çocuk yemesi lazım, gelişmesi için gerek. Tabii ki de her bireyin yemek seçmemesi sağlıklı gelişimi için en doğru olanıdır. Yetişkinler için sevmiyorsa tamam yemesin ama çocuklar? Belki de yemeğin tadı, kokusu ya da dokusu çocuğunuzu rahatsız etmektedir. Çocuğunuzun hiç yerinde durmaması, ev içinde sürekli zıplaması vestibüler duyu arayışında olduğunu; ders çalışırken yüzüstü uzanması onun tatil (dokunma) duyusu arayışı içinde olduğunu ya da masada çalışmak istemeyip kendini sıkıştırarak kucağında kitap ile ders yapmak istemesi proprioseptif duyu arayışında olduğunu gösterebilir. Tüm bu yaramazlık olarak ifade edilen durum aslında uyaran eksikliğinden kaynaklı olabilir.

Onlar kendilerini doğru düzgün ifade edemiyor olabilirler. Yapılan her yanlışta ya da ebeveynin yapmasını istemediği davranışları gerçekleştirdiğinde (Örneğin ödevini yaparken sallanması, uzanması) azarlanıp bağırılması hatta şiddete başvurulması; çocukların işlerine kapanmasına, kendini ifade edememesine, saldırgan davranışlar göstermesine ve kendilerinin farkındalığını sağlamadan büyümelerine neden olabilmektedir.

Eğer çocuğunuzda bu tarz davranışlar gözlemliyorsanız bir Ergoterapist ile görüşebilirsiniz.

Ergoterapistler; çocuğunuzu gözlemleyerek davranışlarının kaynağının ne olduğunu, çocuğunuzun gelişiminin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan ne kadar sağlıklı olduğunu değerlendirir.

Anneler ve Babalar Ne Yapmalı?

Bir çocuğu tanımak onu dışarıdan bir gözle ifade etmeyle olmaz. Bu kişi tanımadığın biri de olsa çocuğun ebeveyni de olsa çok fark etmez. Çünkü yine başka birinin gözünden bakılıyor olaya. Ebeveyn şimdiye kadarki hayatında ne öğrendiyse öyle değerlendiriyor çocuğunu. Bu nedenle çocuğunuzla birlikte gelişmeye, değişmeye siz de açık olun. Bir hata yaptığında azarlamayın. Gerekirse hatayı beraber yapın ve doğru yola birlikte bulun. Böylece sağlıklı bir çocukluk geçirmesine katkıda bulunursunuz.  

Çocuğunuza kendini ifade etmesi için fırsatlar sunun. Anlayın, dinleyin, sabırlı olun.

Oyunlar sırasında kurduğu içerikleri gözlemleyin. Oyunlar şiddet ve karamsarlık mı içeriyor yoksa daha mutlu ifadeler mi içeriyor?

Oyunlar sırasında girdiği rolleri gözlemleyin. Anne ya da baba rolünü canlandırırken ki söylem ve davranışları nasıl? Sizleri taklit edip etmediğini gözlemleyin.

Çocuğunuzu sınırlamayın. Onlara fırsat verin. Çocuğunuzun yapması gerekenleri sizler yapmayın. Sizin bu davranışınız her ne kadar iyi niyetle olursa olsun çocuğunuzun bağımsızlığını kısıtlamaktadır. Çocuğunuzun da bir birey olduğunu unutmayın ve onları birer birey olarak büyütün.

 Peki, şimdi tekrar düşünelim… 

Çocuğunuzu yeterince iyi tanıyor musunuz?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz