Çizgi Filmlerin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Erg. Büşra Ulu’nun Kaleminden

Çocukken erkenden uyanır televizyonun karşısına geçer çizgi filmleri beklerdik. Hayatımızda birçok çizgi film yer etti, acaba bu izlediğimiz çizgi filmler bize ne anlattı, ne aktardı, hafızamızda nasıl yer edindiler ?

   Çizgi filmler belli bir iletiyi simgesel olarak anlatan canlandırma sanatıdır. Çizgi filmlerin en büyük izleyici kitlesi çocuklardır. Çocuklar izledikleri çizgi filmlerdeki karakterlerden, olaylardan ve konulardan etkilenirler. Her yönüyle çocuklara uygun nitelikte hazırlanmış çizgi filmler çocukları olumlu yönde etkilediği gibi çocuklara uygun olup olmadığı düşünülmeksizin ve sadece ticari kaygılarla hazırlanmış çizgi filmler de çocukları olumsuz yönde etkilemektedir.

Erken çocukluk döneminden itibaren çocuklar, kendilerine model olarak seçtikleri televizyon ve çizgi film karakterlerinin özelliklerini, günlük yaşamlarına ve oyunlarına yansıtmaya başlar. Çocukların çizgi filme olan ilgisi sadece karakterlerin eylemleri ve karakterleri ile sınırlı kalmaz, hatta çizgi karakterlerin kullandığı kıyafetler bile onlara hitap eder. Çocuklar neredeyse onları büyüleyen tüm çizgi film karakterlerinin adlarını hatırlar.  Televizyondaki çizgi film karakteri, çeşitli davranış ve hareketleriyle çocuklarda olumlu ya da olumsuz dürtüleri harekete geçirebilmektedir. Çünkü çocuklarda dürtülerini dizginleme yeteneği çok zayıftır. Erken dönemde yaşamın gerçeklerinden yola çıkan çizgi film karakterlerinin çocukların ahlak gelişimine, temel ahlaki değerlerin korunmasına, çocukların sözlü ve sözsüz iletişimlerine yardımcı olduğu belirtilmektedir. Normal bir çocuk genelde egosunu güçlendirme aracı olarak çizgi öyküleri okur ya da çizgi filmleri seyreder. Çocuk, çizgi film karakterlerinde ego deneyimini bir takım yansımalarla genişletmeye çalışır. Daha sonra maceracılık aşamasında yenilemeyen bir kahraman da egosunu tatmin eder. Son olarak kendi ayakları üzerinde durur ve yaşamın kendisi demek olan gerçek maceranın çizgi film karakterlerini benimser. Ancak televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin yararlı ve zararlı olarak ayrımı yapılmadan pek çok kanalda çocuklara sunulmaktadır. Televizyonda çok fazla çizgi film izlemek zihinsel, psikolojik ve duygusal problemlere ve hatta gözde fiziksel hasarlara neden olmaktadır. Bu açıdan çocukların izlediği programların içeriğinin neler olduğu araştırılarak olumsuz etki verebilecek konular ayıklanmalı ve gösterilen çizgi filmlerin konusu ve içeriği çocukların yaşantılarında örnek alabilecekleri şekilde hazırlanmalıdır. Bu noktada ebeveynler çocukların çizgi filmlerden daha fazla öğrenmelerini sağlama ve olumsuz içerikten etkilenmelerini azaltmada belirleyici etkiye sahiptir. Bu nedenle ebeveynlerin kendi program seçimi ve izleme şekli ile model olmasının yanında çocukların çizgi film izleme süresi, izlenecek çizgi filmlerin seçiminin çocukların yaş ve gelişim özelliklerine uygun olması ve çizgi filmlerin ebeveynlerin denetiminde izlenmesi gerekir. Çizgi filmlerin çocukların yaşamındaki önemi nedeniyle çocukların izledikleri programların çocuk gözüyle değerlendirilip, tercih nedenlerinin bilinmesi ve çocuğun yaşantısındaki etkilerinin incelenmesi, aynı zamanda ebeveynlerin çocuklara izlettikleri programlardaki tercih nedenlerinin ve aradıkları özelliklerin bilinmesi son derece önemlidir.

Yerel anlamda bir ülkenin, küresel anlamda ise tüm dünyanın geleceği olan çocuklar, özenle yetiştirilmesi gereken en değerli varlığımızdır. Bir diğer ifade ile, her birimizin geleceğe bırakacağı en değerli miras çocuklarımızdır. Günümüzde kitle iletişim araçları, yetişkinler kadar çocukların yaşamının merkezinde yer alan en popüler unsur haline gelmiştir. Bu durum çocukların çizgi filme erişimini ve çizgi film izlerken geçirecekleri süreyi de artırmaktadır. Çalışan anne sayısının arttığı ve yoğun iş temposu nedeniyle çocuklara bireysel ilgi için ayrılan zamanın giderek azaldığı bu dönemde çocuklar, ebeveynlerinden daha çok çizgi filmlerden etkilenmekte ve öğrenmektedirler. Oysaki, bireylerin yetişkinliğine yön veren en temel yaşantı ve öğrenimler çocukluk yıllarında gerçekleşmektedir. Bu durumda akranlarıyla birlikte vakit geçirerek sosyalleşen, ebeveynlerin ve eğitmenlerin ellerinde yetiştirilmiş, bedenen aklen ve ruhen sağlıklı bireyler yerine; çizgi filmlerle yetiştirilmiş, bilinçaltı “şiddet, korku, güvensizlik, öfke, ölüm, intikam, sınırsız haz, savaş, kötülük” kavramlarıyla donatılmış bireyler yetiştirilmektedir. Ebeveynler, eğitimciler, uzmanlar, siyasiler çocuklarımızın geleceğine yön vermesini istediğimiz unsurlarla ilgili tedbirler almalıdır.

Çizgi filmler, çocukların severek ve eğlenerek izlediği yayınlardır. Bu yayınlar, çocukların yaş ve gelişim dönemi özellikleri dikkate alınarak, çok boyutlu gelişimlerinin desteklenmesi amacı güdülerek ve pedagogların görüş ve önerilerine başvurularak hazırlandığı takdirde çocuklar için eğlendirirken eğiten birer faydalı araç olabilirler. Buna karşın çizgi filmler, ticari ürünlerin pazarlanabilmesi ve satışlarının yüksek olması, büyük kazançlar elde edilebilmesi maksadıyla hazırlandığında ise çocuklar bu durumun maalesef “kurbanı” olmaktadırlar.

   Çocukları çizgi filmlerin olumsuz etkilerinden korumak için ebeveynler içeriğinin ne olduğunu bilmediği çizgi filmlerle çocuklarını süresiz şekilde baş başa bırakmamalıdır. Yayınlanan çizgi filmlerin arasına o kadar çok reklam yerleştirilmektedir ki çocuklar çizgi filmden daha çok reklam izlemektedir. Bu da onları reklamda izledikleri ürünü istemeye sevk etmektedir. Bu nedenle çocuklara içeriği ve ana teması itibariyle faydalı, eğitici olan reklamsız çizgi filmler izletilmelidir. Çizgi filmler çocukların yaşlarına, gelişim dönemi özelliklerine uygun seçilmelidirler. Çizgi filmin içeriği aile sevgisi, doğayı ve hayvanları tanıma, farklılıklara saygı, yardım severlik, iyilik, doğruluk, barış ve hoşgörü gibi eğitici ve faydalı konulardan seçilmelidir. Yabancı çizgi filmlerin dublajı yapılırken hitap ettiği yaş grubunun özellikleri göz önünde bulundurulmalı, çizgi film kahramanlarının konuşmaları, davranışları ve ilişkileri milli, manevi ve toplumsal değerlerle ters düşmemelidir. Çizgi film izleme süreleri sınırsız tutulmamalı, ebeveynler tarafından kontrollü bir şekilde sınırlandırılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz