Bilgisayar Destekli Bilişsel Rehabilitasyon, Parkinson Hastalığında Görsel-Uzamsal İşlevi Ve Yürütücü Fonksiyonları İyileştirir: Ön Sonuçlar

Hazırlayan : Hazal Çalış

ÖZET:

AMAÇ: Parkinson hastalığı (PD), bazal ganglionlardakidopamin eksikliğine bağlı, bradikinezi, titreme, sertlik ve postüralinstabilite gibi motor semptomlara yol açan nörodejeneratif bir hastalıktır. Bu hastalık aynı zamanda geniş bir motor dışı semptom spektrumu ile ilişkili olabilir. PD’li hastaların% 24’ünden fazlasında bir veya daha fazla bilişsel semptom vardır.

AMAÇ: Parkinson hastalığında (PD) bilgisayar destekli bilişsel rehabilitasyonun (CACR) etkilerini değerlendirmek.

YÖNTEMLER: PD’li 60 hasta çalışmaya dahil edildi ve rastgele kontrol grubu (CG) ve deney grubuna (EG) ayrıldı. Her katılımcı başlangıç ​​(T0) ve eğitim sonunda (T1) değerlendirildi. CG, standart bilişsel eğitimden (SCT) geçerken EG(DG), ERICA platformunu kullanarak CACR’yi gerçekleştirerek birkaç bilişsel alanı geliştirmeyi amaçladı. Her iki grupta da eğitim haftada 3 seans olmak üzere sekiz hafta boyunca sürdü. Seansların her biri altmış dakikaydı.

BULGULAR: Her iki grup da CR(kognitif rehabilitasyon) sonrası belirgin iyileşme gösterse de, EG(deney grubu)’de özellikle dikkat, yönelim ve görsel-uzamsal alanlar konusunda daha önemli değişiklikler gözlemledik.

SONUÇLAR: Verilerimiz PH’den etkilenen hastalarda görsel uzamsal ve yürütücü açıkların iyileştirilmesinde CACR(bilgisayar destekli bilişsel rehabilitasyon)’nin ÖTV’den daha etkili olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Parkinson hastalığı, bilişsel işlev bozuklukları, bilişsel rehabilitasyon, bilgisayar destekli bilişsel rehabilitasyon

1. Giriş

Parkinson hastalığı (PD), bazal gangliyonlardaki dopamin eksikliğine bağlı, bradikinezi, titreme, sertlik ve postüralinstabilite gibi motor semptomlara yol açan nörodejeneratif bir hastalıktır. Bu hastalık ayrıca hiposmi, uyku bozuklukları, otonomikdisfonksiyon, bilişsel bozukluk, psikoz, depresyon, anksiyete ve ilgisizlik gibi nigrostriatal dejenerasyonun neden olduğu geniş bir motor dışı semptom spektrumu ile de ilişkili olabilir (Latella D. ve ark., 2019 ). PD 55 yaş üstü nüfusun yaklaşık% 1’ini etkiler ve ortalama başlangıç yaşı yaklaşık 60 yıldır. PD(PH)prevalansı yaşla birlikte artar, bu da nüfusun% 1-2’sinde 60’ın üzerinde ve% 3-5’inde 85’le sonuçlanır. PD(PH)’li hastaların% 24’ünden fazlasında bir veya daha fazla bilişsel semptom vardır. Genellikle, en sık etkilenen bilişsel işlevler dikkat, dil ve konuşma becerileridir. Genellikle, en sık etkilenen bilişsel işlevler dikkat, dil ve konuşma yetenekleri, görsel-uzamsal bellek ve yürütme süreçleridir ve hem PD hastalarının hem de bakım verenlerinin yaşam kalitesini kötüleştirir (Papagno ve Trojano, 2018). Bilişsel bozulmanın heterojenliği, hastalıklar ilerledikçe belirgin bir demans gelişme riskini arttırır.

Genel olarak PD(PH), ilaçların (levodopa, dopaminagonistleri ve antikolinerjikler dahil) ve fizyoterapi tedavisinin (Maggio ve diğerleri, 2019a) bir kombinasyonu ile yönetilir. Son araştırmalar, PD(PH)’deki bilişsel zorlukların erken tanınmasının hasta yönetimini ve uygun rehabilitasyon stratejilerini desteklemek için önemli olduğunu göstermiştir. Aslında, bilişsel işlev bozukluğu varsa, bilişsel rehabilitasyon (CR) yararlı bir araç olabilir ve PD hastalarında zaman içinde bilişsel performansı artırabilir veya koruyabilir (Maggio ve diğerleri, 2018). CR, bilişsel görevlerin tekrar tekrar yürütülmesinin bilişsel işlevlerin geliştirilmesine yol açtığı kavramına dayanmaktadır. CR, kalem ve kurşun kalem veya yenilikçi araçlar kullanılarak yapılan egzersizler kullanılarak gerçekleştirilebilir; Aslında, son yıllarda, robotik, sanal gerçeklik ve pc tabanlı yöntemlere dayanan yeni araçlar, çeşitli hastalıklarda fonksiyonel sonuçların iyileştirilmesinde önemli sonuçlara yol açmıştır (Calabro ve ark., 2014; Maggio ve ark., 2019b, c, d, e; Maresca ve ark., 2018; Russo ve ark., 2017). Özellikle, bilgisayar destekli bilişsel rehabilitasyon (CACR), bireyleri tedaviye katılmaya motive eden ve elde edilen sonuçların farkındalığını arttıran geri bildirimler sağlar (De Luca ve ark., 2017).CARC’ninPD’de yararlı olabileceğine dair önceki kanıtlara dayanarak, bu çalışmanın amacı, bu tür hastalarda İtalyan ERICA yazılımı kullanılarak CR’nin etkilerini değerlendirmektir.

Malzemeler ve yöntemler

2.1. Çalışma popülasyonu

Robotik ve Davranışsal Nörorehabilitasyon Merkezimize Mart-Eylül 2018 tarihleri arasında başvuran PD’li 60 hasta (ortalama SS yaşı: 62.5 9.5 yıl;% 48.33 kadın), yazılı bilgilendirilmiş onamları alındıktan sonra çalışmaya dahil edildi. Hastalar işe alma sırasına göre rastgele iki gruba ayrıldı: 30 hasta kontrol grubunu (CG), 30 hasta deney grubunu (EG) oluşturdu. İki grubun daha ayrıntılı bir açıklaması Tablo l’de verilmiştir. Rastgele bir blok tasarımı kullanılmıştır, deneyci denekleri blok adı verilen alt gruplara ayırmıştır, böylece bloklar arasındaki değişkenlik bloklar arasındaki değişkenlikten daha az olacaktır.

Böylece, her blok içindeki denekler rastgele tedavi koşullarına atandı. “Bloklar” deneysel hastaları (A) atamak ve hastaları (B) izlemek için andomizasyon listelerine sahip yazılımlardan elde edildi. İki gruba da benzer sayıda hasta kaydedilmiş bir2x2 blok kullanıldı. Kapsama alınan kriterler şunlardı: i) Parkinson hastalığı için Hareket Bozukluğu Derneği Klinik Tanı Kriterlerine göre PD tanısı; ii) Hoehn ve Yahr Ölçeği <3; iii) hafif ila orta dereceli bilişsel bozukluk varlığı (18’den 24’e kadar Montreal Bilişsel Değerlendirmesi); ve iv) duyusal değişikliklerin devre dışı bırakılmaması. Hariç tutma kriterleri> 85 yaş ve eğitim ile potansiyel olarak etkileşime girebilecek ciddi tıbbi ve psikiyatrik hastalık varlığıydı. Her katılımcı eğitimden önce (T0) ve eğitimin bitiminden hemen sonra (T1) uzman bir nöropsikolog tarafından değerlendirildi.

Nöropsikolojik pil şunları içeriyordu: Genel bilişsel durumu değerlendirmek için Mini Zihinsel Durum İncelemesi (MMSE); Addenbrooke’un hafif bilişsel bozukluğu (küresel ve bilişsel alanlar, yani Dikkat ve Yönlendirme; Görsel-Mekansal biliş; Dil ve Akıcılık; Bellek) tespit etmek için Bilişsel İnceleme Revize (ACE-R); Ön yetenekleri incelemek için Weigl Testi ve Ön Değerlendirme Bataryası (FAB); Ruh hali ve kaygıyı değerlendirmek için Hamilton Derecelendirme Ölçeği Kaygısı (HRS-A) ve Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDS). İki grupta iki farklı rehabilitasyon yaklaşımı kullandık: CG, terapist ile hasta arasında yüz yüze etkileşime ve kağıt ve kalem faaliyetlerine dayanan standart bilişsel eğitime (SCT) tabi tutuldu; EG ERICA platformu ile bir CACR gerçekleştirdi

ERICA, bilişsel alanların geliştirilmesine yönelik bir dizi özel alıştırmadan oluşan bir İtalyan bilgisayarlı bilişsel araçtır (dikkat, hafıza, mekansal biliş, sözel ve sözel olmayan yürütme işlevleri) (Maggio ve diğerleri, 2018a). Araç oldukça esnektir ve egzersizleri hastanın yeteneklerine uyarlanabilir. Görevlerin eğlenceli yönü ile hastanın motivasyonunu teşvik eder ve ses-video geri bildirimi yoluyla performans bilincini teşvik eder. Her iki grupta da her bir bilişsel eğitim haftada 3 seans, her seans altmış dakika sürdü ve sekiz hafta idi. Bu çalışmadaki tüm hastalar aynı miktarda tedaviye tabi tutuldu.

Sonuçlar

Tüm hastalar eğitimi herhangi bir yan etki olmadan tamamladı. Başlangıçta, EG(deney grubu) ve CG(kontrol grubu)arasında yaş (p = 0.6) ve eğitim düzeyinde (p = 0.19) anlamlı fark yoktu; ayrıca iki grubun test puanları arasında anlamlı fark bulunmadı. Post-hoc analiz sonuçları (Tablo 3) her iki gruptan hastaların test skorlarında başlangıçtan antrenman sonuna kadar önemli değişiklikler elde ettiğini göstermiştir. Ayrıca EG(deney grubu)’de, dil (ACE-R) hariç tüm test puanlarında anlamlı T1 – T0 farklılıkları gösteren daha belirgin iyileşme gözlemledik. Aksine, CG’de Dikkat ve yönelimde (ACE-R) pek çok boyutta önemli bir iyileşme bulundu.

Tablo 4’te bildirilen ANCOVA sonuçları, iki tedavinin etkisinin dil (ACE-L), dikkat (ACE-R AO), bellek (ACE-RM), görsel uzamsal kapasite (ACE-RVS) açısından önemli ölçüde farklı olduğunu göstermektedir. ve yürütücü işlevler (WEIGL). ANOVA sonuçları, “temel * kategorik değişkendeki sonuç skoru” etkileşim teriminin önemini göstermiştir. Özellikle, ANOVA ayrışması, küresel bilişsel fonksiyonun (ACE-R; F = 5.23 p = 0.026), dilin (ACE-L; F = 9.31; p = 0.003), dikkatin (ACE-R AO; F = 9.72) olduğunu gösterdi. ; p = 0.003), bellek (ACE-RM; F = 9.70; p = 0.003), görsel-uzamsal yetenekler (ACE-R VS; F = 7.19; p = 0.009), yürütücü işlevler (WEIGL; F = 5.19; p = 0.026) ve anksiyete (HRS-A; F = 4.89; p = 0.031) tedavi tipinden etkilenmiştir.

4. Tartışma

PD(Parkinson hastalığı), yaşam kalitesini kötüleştiren motor, vejetatif, davranışsal, bilişsel işlev bozuklukları sunan kronik, ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Son zamanlarda, bazı çalışmalar Parkinson hastalığındaki bilişsel bozukluğun yaygın olduğunu ve hastalığın erken aşamalarında da ortaya çıkabileceğini bildirmiştir (Papagno ve Trojano, 2018 Bu bozukluklar, hastaların ve bakıcılarının günlük ve sosyal aktivitelerinin yanı sıra psikolojik refahı da etkiler (Maggio ve ark., 2018a). PD hastalarında çeşitli bilişsel işlev bozuklukları olduğu göz önüne alındığında, hastalığın daha iyi yönetilmesini sağlamak için CR(bilişsel rehabilitasyona)’ye ihtiyaç vardır. Farmakolojik olmayan tedaviler, PD hastalarında bilişin iyileşmesini veya iyileşmesini iyileştirmek için yararlıdır.

Bununla birlikte, daha önce keşfedilmemiş, etkili olabilecek çeşitli farmakolojik olmayan teknikler vardır (Van de Weijer ve ark.2018). Aslında, bu çalışma ile CR’nin PD hastalarında yararlı olduğu fikrini destekliyoruz, ancak CACR(BDBR), görsel-mekansal ve yürütücü alanlarla ilgili olarak bilişsel işlevi geliştirmede SCT(SBE)’den daha etkilidir. Özellikle yürütücü işlevler hastanın karmaşık eylemleri planlamasına, izlemesine ve gerçekleştirmesine, diğer bilişsel işlevleri koordine etmesine, hastanın özerkliği ve işlevsel iyileşmesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olması açısından büyük önem taşımaktadır.

Son araştırmalar PD’li hastalar için CR’nin önemini gösterse de, az sayıda çalışma standart tedavilerle bilgisayarlı tedavileri karşılaştırmıştır ve tartışmalı sonuçlar bulunmaktadır (Maggio ve ark., 2018a; Dibilio ve ark., 2017; Van de Weijeret ve ark. 2018). Son zamanlarda, Naismith ve ark. (2013) PD hastaları için kombine bir tedavi kullandılar ve bu yaklaşımın hafıza stratejilerini geliştirme ve uzun vadeli etkileri koruma konusunda geleneksel eğitimden daha etkili olduğunu buldular. Dibilio ve diğ. (2017), CACR(bilgisayar destekli bilişsel rehabilitasyon)’nin dikkat ve bilgi işlemeyle ilgili görevlere odaklanan motor fonksiyonu üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olduğunu bulmuşlardır (yani yürüyüş, hız ve yürüyüşün dondurulması).

Son birkaç yılda, çeşitli nörolojik bozukluklar için rehabilitasyon programlarında pc tabanlı araçlara daha fazla önem verilmiştir. Aslında, bu programlar, spesifik bilişsel işlevleri uyaran tekrarlayan görevlerin yürütülmesi yoluyla bilişsel performansı geliştirmeyi amaçlamaktadır. PC tabanlı yöntemler çok esnektir, kullanıcıların etkinliğin süresini ve zorluğunu değiştirmelerine ve müdahaleyi öznenin özelliklerine uyarlamasına olanak tanır. Ayrıca, bu araçlar, görsel ve işitsel geri bildirim sayesinde, tedaviye devam etme motivasyonunu artırarak daha uzun seanslar yapabilir. Ayrıca, bu yöntemler rekreasyon egzersizlerine benzer ve hastanın katılımını ve dikkatini uyararak günlük yaşam aktivitelerini iyileştirir.

Sonuç olarak, ERICA gibi ileri teknolojileri kullanan CR(bilişsel rehabilitasyon), parkinsonluhastalarda yürütücü ve görsel-uzamsal işlevler açısından bilişsel işlevlerin geliştirilmesinde değerli bir araç olarak düşünülebilir. Sonuçlarımızı doğrulamak ve bu yaklaşımın Parkinsonlu hastalarda bilişsel iyileşmeyi iyileştirip iyileştiremeyeceğini ve ne ölçüde geliştirebileceğini değerlendirmek için daha büyük örneklemlerle ve uzun süreli takiplerle daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz