Beni Görüyor Musunuz?

Sena Ezer’in Kaleminden

Yemyeşil ağaçlarla dolu bir ormanda yürüdüğünüzü, rengarenk çiçekler arasında dolaştığınızı hayal edin. Ya da masmavi bir denize, üzerinde uçuşan martılara bakın! Neler hissediyorsunuz? Peki ya tüm bunları göremeden, diğer duyularınızı kullanarak hissettiğinizi düşlediğinizde ne gibi değişiklikler oluyor?

Görme engellilik tarihte her toplumda farklı şekillerde yorumlanmakla birlikte pek çok farklı yaklaşımı da beraberinde getirmiştir. Nedenleri arasında genetik geçiş, annenin yaşı, doğum sırasında oluşabilen bazı komplikasyonlar, bebeğin enfeksiyona maruz kalması, bazı ateşli hastalıklar ve travmalar gibi faktörlerden bahsedebiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 39 milyon görme engelli olmak üzere toplam 285 milyon görme kusuruna sahip birey bulunmaktadır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre Türkiye’de ise 1.039.000 kişi görme engellidir. Verilerde de belirtildiği gibi görme engelli bireyler toplumun her alanında bulunmaktadır. Peki sizce biz onları yeterince görebiliyor ve duyarlı davranıyor muyuz?

Şüphesiz görme engelli bireyler de diğer engel gruplarında olduğu gibi yaşamlarında pek çok zorlukla karşılaşırlar. Bunlardan en temel olanı üretimin dışında kalmalarıdır. Üretken kılınmayan ve istihdam olanakları dışında bırakılan bireyler için de bağımsız yaşama ve toplumsal eşitlik pek mümkün olmamaktadır. Yaşanılan bir başka ve belki en fazla göz ardı edilen problem ise yolların ve sosyal yaşam alanlarının görme engelli bireyler için uygun olmamasıdır. Yollardaki engebeli alanlar, rampa ve eğimlerin uygunsuzluğu, kaldırımda ve yollarda bulunan aydınlatma direkleri, reklam panoları, kaldırıma park edilen araçlar, yetersiz uzunluktaki tabelalar, yollarda, üst/ alt geçitlerde, bina girişlerinde görme engellilerce algılanabilen zeminin olmaması gibi faktörler sıklıkla engel oluşturmaktadır.

Trafik ışıklarında ses sisteminin çok az olması, otobüs, metro/tramvay gibi toplu taşımalardaki ses sistemlerinin ise zaman zaman bozuk, kısık sesli veya yanlış olması ise görme engelli bireylerin yaşamlarında problem oluşturan önemli faktörlerden bir diğeridir. Bu basit görünen ama çoğu zaman dikkat etmediğimiz ancak görme engelli bireyler için oldukça önemli olan faktörlere dikkat ederek ve çevremizdeki bireylerin de dikkat etmesini sağlayarak, gerekirse ilgili yerlere şikayette bulunarak (ALO 153 Beyaz Masa gibi) “görme engelli” olarak nitelendirdiğimiz bireylerin yaşamlarındaki engellerden kurtulmalarına yardımcı olabiliriz.

Görme engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak için pek çok şey yapabileceğimizden bahsettik. Ancak bu, onların her zaman yardıma ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. Birçoğu işitme ve dokunma duyuları sayesinde pek çok aktivitelerinde bağımsız olabilmektedir. Yardıma ihtiyaç duyabilecek bir bireyle karşılaştığımızda ise ilk yapmamız gereken, kendimizi tanıtmak ve yardıma ihtiyacı olup olmadığını sormaktır. Bu basit ama pek akla gelmeyen davranış, görme engelli bireyler için oldukça önemlidir.

Görme engelli rehabilitasyonunda bulunan en önemli meslek gruplarından biri de ergoterapidir. Ergoterapistler görme engelli bireylerin yaşamlarındaki zorlukları değerlendirerek topluma uygun katılım imkanları sağlarlar. Duyusal-motor işlemlemelerini değerlendirir ve uygun müdahale programları oluştururlar. Aktivitelerinde bağımsız olmaları için el becerileri müdahaleleri ve çevre düzenlemelerinde bulunmak ergoterapistlerin görevlerinden bazılarıdır.

Peki görme engelli bireyleri anlayabilmek ve onlarla empati kurmak ister miydiniz? İstanbul Gayrettepe Metro İstasyonu’nda bulunan Turkcell Karanlıkta Diyalog Müzesi bize bu eşsiz fırsatı sunuyor. Karanlıkta Diyalog ile görme engelli rehberler eşliğinde park, sinema, vapur gibi İstanbul’un farklı yerlerini “karanlıkta” deneme fırsatına sahip oluyorsunuz. Eminim sizin de birçok duyguyu bir arada hissedeceğiniz ve asla unutamayacağınız bir deneyim olacaktır.

Şimdi bir daha o yemyeşil ormanlara, masmavi denizlere bakın ve her birimizin birer görme engelli adayı olduğunu unutmayın. “Ben sizi dokunarak, duyarak ‘görebiliyorum’, peki siz beni görebiliyor musunuz?”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz