Hisleri Hissetmemek

aleksitimi

Sena Ezer

Ünlü psikiyatr Carl Gustav Jung, “Duygusuz karanlığı aydınlatamayız ve bitkinliği harekete geçiremeyiz.” demiştir. Gerçekten de olaylar karşısında hissettiğimiz duygular ve bunların sonucunda verdiğimiz tepkiler, bizi biz yapan önemli özelliklerimizdir. Ancak bazı kişiler kendi duygularını, hatta diğer insanların duygularını algılama yetisinden yoksun olabilirler. Bu duruma “aleksitimi” adı verilir. Geçmiş zamanlarda bilim insanlarının “duygularının farkında olmama durumu, duygu cahilliği” olarak ifade ettiği, günümüzde ise daha çok “duygular için söz yokluğu, duygu körlüğü, duygu sağırlığı” gibi tanımlamaların yapıldığı aleksitimi terimini daha detaylı olarak ele alalım

hastalık

ALEKSİTİMİK KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

  • Duyguları ayırt etmede güçlük yaşamak.
  • Duyguları ifade etmek için uygun kelimeleri bulamamak.
  • Uygun yüz ifadesi kullanmada zorluk yaşamak.
  • Kendi iç dünyaları hakkında düşünmek yerine çevresel nesne ve durumlarla aşırı meşguliyet halinde olmak.
  • Hayal dünyasının kısıtlı olması.
  • Aşk, mutluluk, keyif gibi olumlu duyguları sınırlı sayıda deneyimlemek.
  • Empati yeteneğinden yoksun olmak.
  • Yaratıcılık problemleri yaşanması.
  • Sağlıklı ilişkiler kurmada zorluk.
  • Psikolojik unsurlara eşlik eden baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel unsurlar.

Aleksitimik kişilik özellikleri arasında psikolojik unsurların dışında çeşitli fiziksel unsurların da bulunmasının sebebi, kişinin içinde bulunduğu duyguları tam olarak kavrayamaması nedeniyle verdiği fiziksel tepkinin kaynağını da anlamakta güçlük çekmesi ve bu sebeple de bu tepki daha fazla ve şiddetli şekillerde kendini gösterebilmesidir.

RİSK OLUŞTURAN FAKTÖRLER

Genetik olarak nesilden nesile aktarılmakla birlikte yetişilen ortama da bağlı olabilir. Duyguları tanımlamak için gereken sözcük dağarcığına sahip olmak ve hayal gücünü beslemek, derin insan ilişkileri, okuma ile kazanılan becerilerdir. Çocukların büyüme döneminde yeterli ilgi ve sevgiden mahrum olması, aile içerisindeki iletişim problemleri, sosyalleşme yetersizlikleri gibi nedenler ortaya çıkmasında etkili olan güçlü nedenlerdir. Travma, kronik tıbbi bir rahatsızlık, panik atak gibi duyusal zorlanma durumlarına karşı korunmak üzere geliştirilen bir başa çıkma stili olarak da görülebilir. Ortaya çıkmasında etkili olabilecek başka bir sebep de beyinde duyguları tanıyan ve şekillendiren bölümün yeterli şekilde etkinlik gösterememesidir.

hastalık

Aleksitimi ile birlikte gözlenebilen pek çok psikiyatrik hastalık bulunmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, panik bozukluk, anoreksiya nervroza, sosyal fobi bunlardan yaygın olanlarıdır.

Araştırmalar sonucu toplumda yaklaşık %10 oranında görülmekle birlikte erkeklerde daha fazla görüldüğü ortaya çıkmıştır. Hem çocukluk hem yetişkinlik döneminde hafif, orta ve şiddetli derecelerde belirti gösterebilir.

TEDAVİSİ

Bireylere aleksitimi tanısı konulabilmesi için özel psikolojik testler uygulanmaktadır. Son 30 yıldan bu yana ise en yaygın olanı, 20 soruluk bir kendini değerlendirme ölçeği olan Toronto Aleksitimi Ölçeği’dir.

Çoğu zaman bireylerin duygularıyla yüzleşmelerini sağlamak için duygusal ve bilişsel psikoterapi yöntemleri gibi terapilerin kullanımı yaygındır.

ERGOTERAPİSTLER; bireylerin duygusal farkındalıklarını arttırmaya yönelik çeşitli tedaviler uygulayıp önerilerde bulunabilirler. Öncelikle aleksitimik bireyleri hayatlarındaki önemli kişilerle etkileşimi gözlenmeli ve onların da desteği alınmalıdır. Bireysel terapilerin yanı sıra aile terapilerinin de oldukça yararı dokunmaktadır.

Ergoterapistler “duygu günlükleri” tutmasını sağlayabilirler. Birey en başta zorlansa da her gün yaşadığı olaylardan ve farklı duygularından detaylıca bahsederek duygusal farkındalığını arttırabilir. Bireyin resim, müzik, oyunculuk gibi çeşitli alanlarda yeteneği gözlemlenip o sanat dalına yönelmesi teşvik edilebilir. Böylece duygularını sanat aracılığıyla dışa vurabilir.

Aleksitimik bireylerin sosyal yaşamında da çeşitli problemleri olduğundan ergoterapistler bireylerin sosyal yaşamını inceleyerek buna yönelik grup çalışmaları ve kişiye özel uygulamalar yapabilir.

Türkiye’nin Sesli İçerik Platformu Yodiviki’de aleksitimi kavramı gündeme getiren Doç. Dr. Şafak Nakajima “Aynı evin içinde birbirine mesaj gönderen çiftler var. Çözümlere duyarsız kalınırsa gelecekte bu oran daha da artacak ve aleksitimik bir nesille karşı karşıya kalacağız, duygularını paylaşamayan insanlar sadece tepkiler verirler.” demiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz