Ağrıya Sahip Bir Bakım Verenim…

Rana DURMUŞ’un Kaleminden

Bakımın kelime anlamı, bir şeyin iyilik halinin sürdürülmesi için verilen emek; birinin giyinme, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını üstlenme anlamına gelmektedir.

 Bakım verme ise hastanın gereksinimlerini multidisipliner bir şekilde değerlendirmektir. Aynı zamanda hastalık sürecini koordine edebilmektir.

 Çocuk bakım işiyle uğraşan bireylerde muskuloskeletal ağrı problemine yüksek oranda rastlanmaktadır. Türkiye’nin sosyo-kültürel yapısı gereği gerek engelli gerekse sağlıklı çocuk bakımıyla ilgilenen kişi annelerdir. Nasıl bir engel olursa olsun, engelli çocuk sahibi olmanın birçok güçlükleri bulunmaktadır. Annelerin üzerindeki ev sorumluluğunun yanı sıra, çocuk bakımıyla üzerine düşen yük arttıkça yaralanma ve ağrı riski de artar.

Çocuk bakımı sırasında, uygun olmayan postürde uzun süre kalmak, çocuğu kaldırmak ve taşımak gibi görevler, annede ortaya çıkan ağrı ile ilişkilidir. Engelli çocuk bakımıyla ilgilenmek ise anneye düşen görev ve sorumluluğu daha da artırır. Engelli çocuğun bakımı uzun vadeli ve zor bir süreç olduğundan, annelerin sağlığını hem fiziksel hem de ruhsal yönden olumsuz etkilemektedir. Tüm bu durumlar bir süre sonra annede postural bozukluklara ve buna bağlı olarak ağrıya sebebiyet vermektedir. Serebral Palsili (SP) çocukların yaşam boyu bakım gerektiren ve çeşitli tipleriyle bakımını daha da güç hale getiren bu hastalık, annelerde görülen muskuloskeletal yaralanma risklerini artırmaktır.

Yapılan çalışmalar bakım vermenin sadece bir yardımla sınırlı kalmadığını; hastanın beslenme, giyinme, tuvalet, yıkanma gibi kişisel bakımını; hastane hizmetleri, ulaşım, ilaç alımı gibi rutin sağlık bakımı vb. gibi hastanın ihtiyaç duyabileceği emosyonel, sosyal, fiziksel ve maddi desteği kapsadığını belirtmektedir.

Fiziksel güçlükler, bakım sebebiyle iştah değişiklikleri, hazımsızlık, yemek zamanlarında düzensizlik ve baş ağrısı gibi şikayetleri oluşturmaktadır. Aynı zamanda uyku düzensizliği, konsantrasyon güçlüğü, kronik yorgunluk, kas ağrısı, giyim kuşamda dağınıklık, kontrolsüz kilo alıp-verme ve bakım veren kişinin kendi öz bakımına zaman ayıramamasından dolayı sağlık problemleri ortaya çıkabilir.

Çocuk bakımı sebebiyle en sık rastlanan muskuloskeletal problemin bel ağrısı olması, araştırmacıları ebeveynlerin taşıma ve kaldırma aktiviteleri sırasında nasıl bir teknik kullandıklarını incelemeye itmiştir. Griffin ve arkadaşları, kaldırmak için tercih edilen tekniğin, çocuk sayısı, mevcut ekipmanlar, enerji koruma şekli ve görevin süresi gibi birçok bağlamsal durumla ilişkili olduğu hipotezini kurmuş ve bu yönde annelerin kaldırma ve taşıma tekniklerini incelemişlerdir.

Engelli çocuğa sahip annelerin postüral bozukluklarının ve ağrılarının tespit edilmesi ile bu konuda alınabilecek önlemlerin belirlenmesini ve annelerde farkındalık yaratan çalışmaların yapılması gerektiğini düşündürmektedir.

Ergoterapistler işte tamda bu konuda devreye girmelidir.

Çocuk transfer işlemi için kucağa alınır iken çocuğa uygun pozisyonlarda alınmasının yanı sıra bakım verenin pozisyonu çocuğun vücuda yakın olmasıdır. Çocuk kaldırılırken ve taşınırken sırt ve bel kasları değil bacak ve kalça kasları kullanılmalıdır. Kollar ve dirsekler vücuda olabildiğince yakın tutulmalı, dizler ve kalça beli düz tutabilecek şekilde bükülmelidir. Yük taşınırken asla belden dönüş yapılmamalı, yön değiştirilecekse ayaklar üzerinde tüm vücut birlikte dönmelidir.  Çocuk indirilirken de aynı prensipler tersi sırayla uygulanmalıdır. Sürekli kucakta taşıma yerine transfer tahtası-koltuğu,sp tekerlekli sandalyesi  tercih edilmelidir. Çocuğu kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edilmeli, ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Kaldırma esnasında karın kasları kasılarak karın ve sırt adalelerinin omurgayı desteklemesi sağlanmalıdır. 

Çocuğu kaldırırken çocuğu nereye götüreceğinizi, geçeceğiniz yolun açık ve güvenli olup olmadığı düşünülmeli buna uygun ev düzenlemeleri yapılmalıdır.

Otizm'li İKİZ Çocuğu Olan Bir Anne ile Yaptığımız Röportaj? » İre Terapi  İstanbul

Bakım Verenin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar:

  • Çocuk kollar uzatılarak değil göğse yakın bir mesafeden kucağa alınmalı, anne aynı zamanda eğilmemeye dikkat etmelidir.
  • Anne çocuğunu kucağına almak için dizlerini bükmeli, çocuk kucağa alınmadan önce karın kasları gerilmeli çocuğu kaldırmak için bacak kaslarını kullanmalıdır.
  • Çocuk alınırken ve oturtulurken mama sandalyesinin tepsisi çıkarılmalıdır.
  • Çocuk karyolasına-sandalyesine konulurken ve alınırken karyolaya-sandalye olabildiğince yakın durulmalıdır.
  • Anne yürüyüşe çıktığı zaman çocuğu kucağında değil önünde veya arkasındaki bir askıda taşımalıdır. Veya yürüme için farklı bir yardımcı cihaz kullanılabilir. Çocuğun yüzü dışarıya baksın ki dış çevre ile iletişim kurabilmesi açısından önemli. Bakım verene d vitamini güneşten alması ağrı durumlarına karşı iyi gelebilir.
  • Anne çocuğu kalçasının üzerine yük gelecek şekilde taşımamalıdır. Bu şekilde taşıma dengeyi bozarak bel kaslarına fazla yük binmesine sebep olur. Bunun sonucunda bel, sırt ve bacak ağrıları görülebilir.
  • Emzirme esnasında bebeğin üzerine eğilmemeli bebek yukarı bir yerde tutulmalıdır
  • Oturma yeri ve pozisyonun uygun olmaması, beli zorlayarak ağrıya neden olur. Oturduğu yer ne çok sert ne de yumuşak olmalı, kol koyma yerlerinin, oturma yerinin ve arkalığının yüksekliği ve eğimi bakım verene uygun olmalıdır. Belini destekleyen, oturma yeriyle arkalığı arasında 90-110 derece açı bulunan ve arkalığı omuzlara kadar yükselen sandalyeler doğru oturma için uygundur. Çocuğa yemek yedirme esnasında (çocuk bağımsız yiyebiliyor ise hariç), bez kullanıyor ise bez değiştirme esnası gibi vb.anlarda bakım veren malzemeler kolun yetişebileceği uzaklıkta olmalı ve malzemelere uzanırken eğilme veya bükülme yapılmamalıdır.
  • Bakım verenin uyku kalitesi ve bel-boyun sağlığı açısından ergonomik yatak ve yastık seçimi çok önemlidir.
  • Yatılan yer düz ve ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır. Yastık ince olmalı, omuzlara kadar gelmeli ve boyun kavisini desteklemelidir.
  • Ağrılı dönemlerde sırt üstü yatıldığında, bel ve dizlerin altını küçük bir yastıkla desteklenebilir. Yan yatıldığında da dizlerin arasına küçük bir yastık konulabilir. Omurga sağlığı için karın üstü yatma ve uyuma zararlıdır.
  • Yatağı toplama, ev temizliği, ütü yapma, yemek yapma gibi ev işleri sırasında, alıverişte, seyahatte, bahçe islerinde omurgasını düzgün tutmaya, öne eğilirken dizlerinizi bükmeye özen göstermelidir. (Örneğin ütü yaparken sandalye kullanabilir.)
  • Bakım veren çocuğunun tuvalet ve banyo ihtiyaçları esnasında olabildiğince yardımcı cihazlardan yardım almalıdır. Bu alanlarda hem çocuğun hem de kendisinin kayıp düşmemesi için önlem almalıdır. Bakım veren bel ve boyun ağrıları için çocuğunun kullandığı banyo dışında masaj sistemli olan jakuzilerden imkânı yeterli ise edinebilir.
  • Çocuğuna bakım verme anları dışında bakım verene egzersiz önerileri yapılmalı bunlara günlük yaşamında yer ayırıp rutin haline dönüştürmelidir. Örneğin çocuğu uyuduğu süre zarfında evin içinde egzersizleri yapabilir çocuğundan haberdar olmak için görüntülü ve sesli olan bebek telsizlerini kullanabilir.
  • Uygun ergonomik düzenleme, doğru postür, Yaşam biçimi değişiklikleri, Düzenli egzersiz ile Kas iskelet sorunlarını önleyebilir ve ağrı ile baş edebiliriz. Düzenli egzersiz bel-boyun, el el bileği, ayak, bacak ayak bileği egzersizleri olabilir.

Unutulmamalı ki bakım verenin fiziksel ve psikolojik rahatsızlığı çocuğuna daha sağlıklı ve etkili şekilde destek olmasına yardımcı olur. Hepinize sağlıklı günler dilerim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz